|
|
Orman, bilinçdışıdır. Çarşaflı kız Extramücadele’nin Animasını, Atatürk ise Extramücadele’nin kendisini, daha doğrusu bilincini simgeliyor. Barışanların karşı cinsten olmaları dikkat çekici. Demek ki savaşanlar da karşı cinsten. Çarşaflı kızı çıkartıp yerine çember sakallı ve şalvarlı bir erkek yerleştirdiğimizde, resmin anlamının değişeceğini düşünüyorum. Bu da bize çarşaflı kızın dişi özelliğinin ağırlıklı bir önemi olduğunu gösteriyor. Jung’a göre “her erkek, içinde, o ya da bu kadına ait olmayan sonsuz bir kadın imgesi taşır.” Erkeğin bilinçdışına ait bu dişi karakter, Animadır. Bunun karşılığı olarak her kadında da bir Animus vardır. Anima bilinçdışı bir imgedir, düşlerde ve fantezilerde türlü kılıkta karşımıza çıkabilir: Tanrıça, fahişe, dilenci kadın, film yıldızı, cadı... Yani içimizdeki sonsuz kadın imgesinin çarşaflı bir kadın olarak kendini göstermesi Jung psikolojisinde garipsenecek bir durum değil. Üstelik sadece bir çift güzel gözü dışarda bırakan kara çarşaf, Animanın karanlık yanını belki de en etkileyici biçimde ortaya koyuyor. Çünkü Anima bilinçdışının sözcüsü ve ruhumuzun karanlık bölgesinde yaşayan ortağımızdır. Tutkunun da ve nefretin de kaynağıdır. Ruhsal bütünleşmenin anahtarıdır ama, bilinç onu yok sayıp, bastırdığı ölçüde Anima, bilinçdışının hakimi haline gelerek bize en karanlık oyunları oynayabilir.
|