acuut – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      13 Results   4 Domains
  7 Hits www.mtb-check.com  
Aanwending: Bij een acuut zuurstoftekort
Uygulama: Akut oksijen eksikliği durumunda
  www.polisgrandhotel.gr  
Kwesties met betrekking tot de kwetsbaarheid energie van huishoudens worden gezien met meer en meer acuut door zowel de lokale autoriteiten en de burgers zelf. dit project, die nieuwe informatie verschaft (van een lokale observatie, en tot nu toe ontbrekende), waardoor u gemakkelijk toegang tot de gegevens, die opent dus welvarende analysemogelijkheden, voldoet aan een aantal doelstellingen die allemaal dezelfde noemer : een verfijnde kennis van de gebieden.
hanelerin enerji açığı ile ilgili konular, hem yerel yönetimler ve vatandaşlar kendileri tarafından daha akut ile birlikte görülür. Bu proje, hangi yeni bilgi sağlar (Yerel gözleminden, ve şimdiye kadar eksik), verilere kolay erişim sağlayarak, hangi nedenle varlıklı analiz olanaklarını açar, hepsi aynı paydayı sahip birkaç hedeflerine uygun : topraklarının bir rafine bilgi.
  3 Hits www.nato.int  
Waarom niet? In de eerste plaats voelt Rusland geen acuut gevaar vanuit Iran, of van organisaties als Hezbollah of Hamas. In de tweede plaats geeft het optreden tegen Tehran (of Noord-Korea) Moskou een gelegenheid (al is het een beperkte) om een andere positie te kiezen dan Washington, en door dat te doen, zijn status te bevestigen als onafhankelijke partij.
Neden? Öncelikle Rusya Iran veya Hizbullah veya Hamas gibi örgütlerden kaynaklanan acil bir tehlike olduğu kanısında değildir. İkinci olarak Tahran (veya Kuzey Kore) ile uğraşmak Moskova’nın, sınırlı da olsa, konumunu Washington’un konumundan ayırt etmesine ve böylece bağımsız oyuncu statüsünü teyit etmesine olanak tanımaktadır. Üçüncü olarak da bu Moskova’nın gayrı resmi BRICS grubu (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) içindeki konumunu kanıtlama stratejisinin bir parçasıdır. Birbirinden çok farklı, ve bir çok açıdan da son derece uyumsuz olan bu ülkeleri birbirlerine bağlayan, Amerika ve Batı karşısında duydukları aşağılık kompleksi ve bunu değiştirme arzusudur.