bewerkstelligen – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      35 Results   19 Domains
  3 Hits www.menorca.events  
Rekristalliserend gloeien wordt toegepast op koudvervormd metaal om kiemvorming en groei van nieuwe korrels te bewerkstelligen, zonder faseverandering.
Yeniden kristalleşme tavı, soğuk işlem görmüş metallare uygulanıp, faz değişikliği olmadan yeni tanelerin çekirdeklenmesi ve büyümesi için yapılır.
  classflow.com  
1.7          Ongevraagd of ongeautoriseerd reclame- of promotiemateriaal of een andere vorm van een soortgelijke wervende aard (spam) door te geven, of de verzending daarvan te bewerkstelligen; of
1.7 Herhangi bir istenmeyen veya yetkisiz reklam ya da promosyon materyalinin veya başka bir benzeri talep (spam) biçiminin iletilmesi veya gönderilmesinin sağlanması; veya
  2 Hits ftn.fedex.com  
Productdatabase om de juiste tariefcodes en betaling te bewerkstelligen.
Doğru tarife kodlaması ve doğru ödeme miktarları için geliştirilmiş ürün veritabanı.
  3 Hits www.ftn.fedex.com  
Productdatabase om de juiste tariefcodes en betaling te bewerkstelligen.
Doğru tarife kodlaması ve doğru ödeme miktarları için geliştirilmiş ürün veritabanı.
  2 Hits www.molnar-banyai.hu  
Dit raden wij niet aan. De werkdruk is niet voldoende om een gelijkmatige toevoeging van CO2 te bewerkstelligen. Daarnaast bestaat het gevaar dat de druk niet kan uitwijken door het ingebouwde terugslagventiel en kan het tot een beschadiging van het reactievat komen, wanneer deze niet standhoudt onder de druk.
JBL ProFlora Direct'in bir biyo-CO2 cihazına monte edilmesini önermiyoruz. Çalışma basıncı düzenli bir CO2 beslemesi için yeterli değildir. Ayrıca basıncın entegre çek valften boşalamaması ve reaksiyon kabının bu basınca direnemeyip zarar görmesi tehlikesi de mevcuttur.
  www.lit-across-frontiers.org  
ExpressVPN werkt er hard aan om bewerkstelligen dat onze apps u beschermen tegen WebRTC lekken. Wanneer u nieuwe webpagina's opent terwijl u verbonden bent met ExpressVPN worden uw IP adressen niet gelekt.
ExpressVPN, uygulamalarının sizi WebRTC sızıntılarına karşı koruduğundan emin olmak için sıkı çalışmaktadır. ExpressVPN'e bağlı iken yeni web sayfaları açtığınızda, açık IP adresleriniz sızmayacaktır.
  2 Hits www.gnu.org  
Het is een onbetwiste waarheid dat wetenschappelijke literatuur er is om -wetenschappelijke- kennis te verspreiden en dat wetenschappelijke tijdschriften er zijn om dit te bewerkstelligen. Daaruit volgt dat bepalingen die er eventueel zijn over hoe wetenschappelijke literatuur te gebruiken er zijn om juist dat doel te bereiken.
Bu kurallar, elektronik biçimde dağıtıldıklarında gelecekteki ve geçmişteki makalelere uygulanmalıdır. Ancak dergilerin kağıt yayınına uygulandığı şekliyle mevcut telif hakkı sisteminin değiştirilmesi için hiçbir ciddi gereksinim yoktur çünkü problem bu alanda değildir.
  3 Hits www.gran-turismo.com  
Daarnaast beschikt de Tomahawk over een revolutionair, actief cambersysteem waarbij de scharnierpunten van de wielen zich aanpassen, zodat de auto overhelt in bochten. Elk wiel steekt naar buiten of naar binnen om optimaal contact met het wegdek mogelijk te maken en de grootst mogelijke mechanische grip te bewerkstelligen.
Tomahawk süspansiyonları da bazı bakımlardan hava basıncı sistemini kullanır: Araç, ayarlanabilir sarsıntı ve tepme yumuşatması gibi özellikleri de sağlayan, değişken oranlı hava basınçlı yaylar dizisi üstünde yolculuk eder. Buna ek olarak, Tomahawk, mümkün olan en yüksek mekanik kavramayı yakalamak ve en uygun tekerlek temasını korumak için, tekerlek boğumlarının, her bir tekerin içeri veya dışarı sapmasıyla, aracı döneceği yere uygun bir şekilde yasladığı, devrim niteliğinde bir aktif kamber sistemini içerir.
  2 Hits ar2006.emcdda.europa.eu  
Uit een recente studie naar de relatie tussen HIV-prevalentie en de dekking van omruilprogramma’s voor naalden en spuiten bleek dat gedragsfactoren, bijvoorbeeld de injectiefrequentie en het persoonlijk hergebruik van spuiten, sterk van invloed zijn op de toereikendheid van de dekking van omruilprogramma’s voor naalden en spuiten om een aanzienlijke afname in HIV-prevalentie te bewerkstelligen (Vickerman et al., 2006).
Ayrıca, şırıngalar eczanelerden de bulunabilmekte ve Çek Cumhuriyeti ile Finlandiya’dan elde edilen veriler genel şırınga bulunabilirliğinin tahmin edilmesine olanak tanımaktadır. Dağıtım ve satış verileri birleştirildiğinde, uyuşturucu enjekte edenlerin bir yıl içerisinde Çek Cumhuriyeti’nde ortalama 125 ve Finlandiya’da 140 şırınga elde ettiği ortaya çıkmaktadır. Uyuşturucu kullananlar arasında enjekte etme sıklığını etkilediği bilinen pek çok faktör vardır ve bunlar arasında kullanım şekilleri, bağımlılık düzeyi ve kullanılan uyuşturucunun türü bulunmaktadır. HIV yaygınlığı ile şırınga dağıtımının kapsamı arasındaki ilişkiyi inceleyen yeni bir çalışma, enjekte etme sıklığı ile şırıngaların kişisel yeniden kullanımı gibi davranışsal faktörlerin, HIV yaygınlığında ciddi bir düşüş yaratmak için gereken şırınga dağıtımı seviyesini kuvvetle etkilediğini ortaya koymaktadır (Vickerman vd., 2006).
  www.fondazionebassetti.org  
De vereniging is er om de county’s de mogelijkheid te geven hun eigen zaken te regelen en de kwaliteit van leven van hun bewoners te verbeteren door het bewerkstelligen van gunstige wetgeving, programma's en beleid, en door het beschikbaar stellen van strategische programma's, diensten en training aan haar leden, countybestuurders en hun medewerkers.
Pennsylvania Bölge Komisyonu Üyeleri Birliği (CCAP), Pennsylvania’nın 67 vilayetini temsil eden eyalet çapında bir kâr amacı gütmeyen birliktir. Vilayetlerin kendi işlerini yönetme becerisini güçlendirmek ve üyelerinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Bunun için uygun yasalar, programlar ve politikalara yön verir ve üyelerine, vilayet liderlerine ve kendi personeline stratejik programlar, hizmetler ve eğitimler sunar.
  2 Hits www.koniker.coop  
Zo kun je de invloed van een bedrijf op een politicus bestrijden door wetgeving betreffende donaties voor politieke campagnes te beperken, door de politicus ertoe te krijgen om vrijwillig donaties te weigeren, of door bedrijven ertoe te brengen om te stoppen met hun donaties. Zorg ervoor dat je verschillende oplossingen overweegt om daarna de beste te kiezen – meestal is de beste manier diegene waarmee je met minimale middelen de grootste resultaten kunt bewerkstelligen.
Aynı sorunu çözmenin genellikle birçok yolu bulunur. Örneğin bir şirketin bir politikacıyı etkilemesini önlemek için adaylara yapılacak bağışları kısıtlayan bir yasa geçirebilirsin, adayların kendiliğinden bağışları reddetmesini sağlayabilirsin veya şirketlerden bağış yapmamalarını isteyebilirsin. Ele almak istediğin meseleyle ilgili farklı çözüm yollarını değerlendir ve en iyisini seç- bu da genelde en az çabayla sonuca ulaşabileceğin yoldur.
  2 Hits www.whitetv.se  
Zo kun je de invloed van een bedrijf op een politicus bestrijden door wetgeving betreffende donaties voor politieke campagnes te beperken, door de politicus ertoe te krijgen om vrijwillig donaties te weigeren, of door bedrijven ertoe te brengen om te stoppen met hun donaties. Zorg ervoor dat je verschillende oplossingen overweegt om daarna de beste te kiezen – meestal is de beste manier diegene waarmee je met minimale middelen de grootste resultaten kunt bewerkstelligen.
Aynı sorunu çözmenin genellikle birçok yolu bulunur. Örneğin bir şirketin bir politikacıyı etkilemesini önlemek için adaylara yapılacak bağışları kısıtlayan bir yasa geçirebilirsin, adayların kendiliğinden bağışları reddetmesini sağlayabilirsin veya şirketlerden bağış yapmamalarını isteyebilirsin. Ele almak istediğin meseleyle ilgili farklı çözüm yollarını değerlendir ve en iyisini seç- bu da genelde en az çabayla sonuca ulaşabileceğin yoldur.
  www.aatc.tw  
In 2002 richtten Marianne Thieme (onze huidige partijleider), Lieke Keller (de directeur van ons partijbureau) en Ton Dekker (voormalig bestuurslid) samen een partij op die als hoofdthema  dierenrechten en dierenwelzijn had. Dit om echt verandering te bewerkstelligen.
2002 yılında Marianne Thieme (şimdiki parti liderimiz), Lieke Keller ( partibüro başkanımız) ve Ton Dekker (eski yönetim kurulu üyemiz) beraber, ana teması hayvan hakları ve hayvan refahı olan bir parti kurmuşlardır. Bu gerçekten bir değişim getirmek için yapılmıştır. Hayvanları Koruma Partisi 2003 seçiminin hemen öncesinde doğmuştur.
  3 Hits www.nato.int  
Niet onmiddellijk natuurlijk. Meer dialoog, meer concrete debatten en meer concreet gezamenlijk werk zijn nodig om een bevredigende, duurzame verandering te bewerkstelligen. Maar ieder partnerschapsproject brengt ons nader tot dat doel.
Bu da NATO ile ilgili stereotipleri ve haksız görüşleri ortadan kaldırmaya yetmez mi? Rus ortaklarımıza NATO’nun bir uluslararası barış, istikrar aracı olduğunu ve Rusya ile dost olmak istediğini göstermez mi? Tabi belki hemen değil. Tatminkar ve sürdürülebilir bir değişiklik için daha çok diyalog, daha elle tutulur tartışmalar ve daha somut müşterek çalışmalar gerekir. Ancak her ortaklık projesi bizi bu hedefe biraz daha yaklaştırmaktadır.
  3 Hits www.drnoahbiotech.com  
Zo kun je de invloed van een bedrijf op een politicus bestrijden door wetgeving betreffende donaties voor politieke campagnes te beperken, door de politicus ertoe te krijgen om vrijwillig donaties te weigeren, of door bedrijven ertoe te brengen om te stoppen met hun donaties. Zorg ervoor dat je verschillende oplossingen overweegt om daarna de beste te kiezen – meestal is de beste manier diegene waarmee je met minimale middelen de grootste resultaten kunt bewerkstelligen.
Aynı sorunu çözmenin genellikle birçok yolu bulunur. Örneğin bir şirketin bir politikacıyı etkilemesini önlemek için adaylara yapılacak bağışları kısıtlayan bir yasa geçirebilirsin, adayların kendiliğinden bağışları reddetmesini sağlayabilirsin veya şirketlerden bağış yapmamalarını isteyebilirsin. Ele almak istediğin meseleyle ilgili farklı çözüm yollarını değerlendir ve en iyisini seç- bu da genelde en az çabayla sonuca ulaşabileceğin yoldur.