geloofde – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      13 Results   8 Domains
  www.websaver.ca  
Monet, Sisley, Morisot en Pissarro kan worden beschouwd als de “zuiverste” impressionisten, in hun consequent nastreven van een kunst van spontaniteit, zonlicht en kleur. Degas verworpen veel van dit, omdat hij geloofde in het primaat van het tekenen over kleur en gekleineerd de praktijk van het schilderen van buiten.
Monet Sisley, Morisot ve Pissarro doğallık, güneş ışığı ve renk bir sanat onların tutarlı peşinde, “saf” Impressionists kabul edilebilir. O rengin üzerinde çizim önceliğine inanan ve açık havada resim pratiğini küçümsendiğine olarak Degas, bu çok reddetti.
  2 Hits www.lakecomoboattour.it  
De idealen van de Griekse filosofie, zoals gepresenteerd door Plato en Aristoteles, bestaan uit algemeenheden. Plato geloofde dat, als een persoon wist de algemene vorm van iets, kunnen specifieke waarheden worden afgeleid.
Platon ve Aristo taraf¦ndan sunulan Yunan felsefesinin idealleri, genellemeler olus¸maktad¦r. Platon Bir kis¸i bir s¸ey genel s¸eklini bilselerdi, belirli gerçekler ç¦kar¦labilir olabilir, inan¦yordu. Formun alg¦s¦ zor parças¦ oldu - s¸ey o filozoflar iyi yapabilecegšini düs¸ündüm. Genel desen sagšland¦ kez mekanik yetenekleri bir kis¸i uygulamas¦n¦ ele verebilir.
  sothebysrealty.fi  
De Klaagmuur: Herodes's Gate: Een van de acht poorten van de oude stad van Jeruzalem. De eerste naam werd gegeven door pelgrims, die ten onrechte geloofde dat het leidde tot palace.It van Herodes is ook bekend in het Arabisch als de Flower Gate.
Ağlama Duvarı: Herod Kapısı: Kudüs'ün eski şehir sekiz kapılardan biridir. İlk adı yanlışlıkla da Çiçek Kapısı olarak Arapça olarak bilinir Herod'un palace.It yol inanıyordu hacılar tarafından verildi.
  www.nachhaltigkeit-oberrhein.info  
In 2006, toen slimme toestellen hun intrede in de zakenwereld deden en werknemers toegang tot bedrijfsgegevens verlangden, verlegde het AirWatch managementteam de aandacht naar het beheer van alle soorten mobiele toestellen, inclusief de applicaties en gegevens op die toestellen. Het team geloofde dat de consumerisatie van IT de manier waarop bedrijven zaken doen revolutionair zou veranderen en ze kregen gelijk.
2006 yılında akıllı aygıtların iş dünyasına girmesiyle ve çalışanların şirket bilgilerine erişiminin gerekli olması ile birlikte, AirWatch’ın yönetim ekibi stratejik olarak şirketin odağını, aygıttaki uygulamalar ve veriler de dahil olmak üzere herhangi bir mobil aygıtın yönetimine çevirdi. Ekip, modern IT teknolojilerini tüketiciye sunmanın, şirketlerin çalışma biçiminde tamamen devrim yaratacağına inanmıştı - ve bu konuda haklılardı.
  5 Hits www.nato.int  
Men geloofde dat heel Afghanistan in handen van de Russen zou komen als deze stad zou vallen en dat de volgende stap het verschijnen van een massaal Russisch leger zou zijn aan de oevers van de Indus.
1838’de Rus danışmanların desteklediği İran ordusu Afganistan’ı istila etti ve Herat’ı kuşattı. Bu kuşatmanın Rusların Afganistan’ın tümünü ele geçirmesini kolaylaştıracağı ve bir sonraki adımda Rus ordularının Indus Nehrine dayanacakları düşünülüyordu. Genel olarak İngilizlerle dostane ilişkiler yürüten Dost Muhammed iki arada kalmıştı ve hangi tarafa destek vereceğini bilemiyordu.
  struggle.ws  
Marx zag de boeren als een reactionaire klasse die over het algemeen de arbeiders niet zouden steunen. Bakunin geloofde dat de boeren revolutionair konden zijn als ze werden beïnvloedt door revolutionaire ideeën.
Bakunin'in Marx'in determinizmini yadsimasi, onun, koylulugun devrimci bir durumda oynayabilecegi rol konusunda bir kavrayisa ulasmasini da sagladi. Marx, koylulugu, genel olarak iscilere destek olmayacak gerici bir sinif olarak gordu. Bakunin ise, koylulerin, devrimci fikirlerden etkilenmeleri durumunda devrimcilesebileceklerine inandi. 1871'de kaleme aldigi "Bugunku Krizde bir Fransiz'a Mektuplar" baslikli calismasinda koyluler icin mukemmel bir program ortaya koydu.
  www.struggle.ws  
Marx zag de boeren als een reactionaire klasse die over het algemeen de arbeiders niet zouden steunen. Bakunin geloofde dat de boeren revolutionair konden zijn als ze werden beïnvloedt door revolutionaire ideeën.
Bakunin'in Marx'in determinizmini yadsimasi, onun, koylulugun devrimci bir durumda oynayabilecegi rol konusunda bir kavrayisa ulasmasini da sagladi. Marx, koylulugu, genel olarak iscilere destek olmayacak gerici bir sinif olarak gordu. Bakunin ise, koylulerin, devrimci fikirlerden etkilenmeleri durumunda devrimcilesebileceklerine inandi. 1871'de kaleme aldigi "Bugunku Krizde bir Fransiz'a Mektuplar" baslikli calismasinda koyluler icin mukemmel bir program ortaya koydu.