gelooft – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      69 Results   24 Domains
  www.triocatch.com  
Gelooft u dat Vrije Software de standaardoptie zou moeten zijn voor publiek gefinancieerde software? Laten we onze politieke vertegenwoordigers overtuigen!
Kamu tarafından finanse edilen yazılımın standart lisans seçeneğinin Özgür Yazılım olması gerektiğine mi inanıyorsunuz? O zaman politik temsilcinizi ikna edelim!
  4 Hits www.lit-across-frontiers.org  
ExpressVPN gelooft dat iedereen, onafhankelijk van hun technische kennis, het internet vrij en veilig zouden moeten kunnen gebruiken.
ExpressVPN, teknik deneyim seviyeleri ne olursa olsun, herkesin interneti özgür ve güvenli bir şekilde kullanabilmesi gerektiğine inanır.
  4 Hits wordplanet.org  
15 En zeggende: De tijd is vervuld, en het Koninkrijk Gods nabij gekomen; bekeert u, en gelooft het Evangelie.
15 "Zaman doldu" diyordu, "Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde'ye inanın!"
  18 Hits www.nato.int  
Meer dan de helft van de deskundigen gelooft dat de langetermijn belangen van Rusland het best gediend zouden zijn met een samenwerking met de NAVO op het hoogst mogelijke niveau als primair partner
Uzmanların yarısından fazlası Rusya'nın uzun vadeli stratejik çıkarlarının öncelikli ortak olarak NATO ile mümkün olan en yüksek düzeyde işbirliğine bağlı olduğuna inanıyorlar.
  3 Hits classflow.com  
(e)             Een verklaring dat de klagende partij te goeder trouw gelooft dat het gebruik van het materiaal op de wijze waarover wordt geklaagd, niet is goedgekeurd door de auteursrechtelijke eigenaar, zijn/haar agent of de wet; en
(e)  Şikayet edilen biçimde materyal kullanımına telif hakkı sahibinin, acentesinin veya yasanın yetki verdiği konusunda şikayetçi tarafın iyi niyetli inanç taşıdığına dair bir bildirim; ve
  2 Hits www.goldenfrog.com  
Een verklaring dat de aanmeldende partij te goeder trouw gelooft dat het gebruik van het materiaal in de manier waarover geklaagd wordt, geen toestemming heeft verkregen van de auteursrechtelijke eigenaar, zijn agent of de wet;
Bildirimde bulunan tarafın materyalin şikayette belirtilen şekilde kullanımının telif hakkı sahibi, onun temsilcisi veya kanun tarafından yasaklandığına iyi niyetle inandığına dair beyan;
  6 Hits www.mimac.com  
Online Star Register (OSR) gelooft dat ieder mens op aarde een eigen ster aan de nachtelijke hemel verdient. Daarom maken wij het voor jou mogelijk een ster te benoemen in het Online Star Register!
Online Star Register (OSR) dünyadaki herkesin gece gökyüzünde kendi yıldızının keyfini çıkarması gerektiğine inanıyor. İşte bu nedenle sizin Online Star Register’da bir yıldıza isim vermenizi mümkün kılıyoruz!
  6 Hits www.christiananswers.net  
En als je nou niet gelooft in een hel?
Ya… Cehenneme inanmazsam?
  2 Hits sinnerschrader.ag  
Kom met ons mee als je gelooft in de kracht van onze stem, van de stem van verontwaardigde burgers. En als je er niet in gelooft maar je wil je ongeloof tarten – kom dan ook mee.
Eğer sivillerin bombalanmasını durdurmanın insanı yardım koridorlarının olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorsanız, bize katılın.
  4 Hits christiananswers.net  
“Wie in de Zoon gelooft heeft eeuwig leven, wie de Zoon van God niet wil gehoorzamen zal het leven niet kennen, integendeel Gods toorn blijft op hem rusten.” (Johannes 3:36).
“Oğul'a iman edenin sonsuz yaşamı, vardır. Ama Oğul'un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir. Tanrı'nın gazabı böylesinin üzerinde kalır.” (Yuhanna 3:36).
  www.unigis.com  
Ik wil en zal een succesvol persoon in een carrière in de psychologie. Ik weet dat ik ben perfect in staat het uitvoeren van deze toekomstige carrière doel en hoop dat ik ben niet de enige die gelooft in mijn volledige potentieel.
Being a persevering person, I know that I will become someone great in life. Keeping the same mentality and ambition that I have stirred up, I will achieve astonishing tasks. As a very obstinate person, I am sure I have already dispelled many people because I managed to use my hands despite the fact that I do not have fingers. What I am trying to construe is that when I set my mind on something I will commit to it. Implying that just because my parents do not have the economic stability to help me does not indicate that it is impossible for me to better my education. I want and will be a successful person in a career in psychology. I know that I am perfectly capable of performing this future career goal and hope that I am not the only one that believes in my full potential.
  2 Hits sothebysrealty.fi  
Borobudur: De relieken die verband houden met het boeddhisme in de centrale regio van het Java-eiland. Men gelooft te worden gebouwd in de 1e eeuw. Het is een van negen stapte vierkante piramide, 11meters in de hoogte.
Borobudur: Java Adası'nın orta kesiminde Budizm ile ilgili kalıntılar. 1. yüzyılda inşa edilmiş olduğuna inanılıyor. Bu, dokuz basamaklı bir kare şekilli piramit, yüksekliği 11meters.
  www.ifla.org  
IFLA gelooft dat het recht om te weten en vrijheid van meningsuiting twee aspecten van hetzelfde beginsel zijn. Het recht om te weten is een voorwaarde voor de vrijheid van gedachte en geweten; vrijheid van gedachte en vrijheid van meningsuiting zijn noodzakelije voorwaarden voor vrijheid van en toegang tot informatie.
IFLA bilme hakkı ve ifade özgürlüğünün aynı ilkenin iki cephesi olduğuna inanır. Bilme hakkı, düşünce ve inanç özgürlüğünün bir gereği, düşünce ve ifade özgürlüğü ise özgürce haber alabilme hakkının vazgeçilmez şartıdır.
  2 Hits www.intel.com  
Of je het gelooft of niet, je kunt online talloze films gratis downloaden en het is nog helemaal legaal ook. Er zijn duizenden films voorhanden in het publieke domein, variërend van onbekende juweeltjes tot alom gewaardeerde klassiekers.
TED* (İngilizce teknoloji, eğlence ve tasarım sözcüklerinin kısaltması), dijital dünyanın önde gelen simaları ve düşünce liderleri tarafından yapılan uluslararası konferansların ve sunumların yayınlandığı çevrimiçi bir platformdur. TED konuşmalarını, web sitesinden veri akışı yoluyla izleyebilir ya da web sitesindeki her videonun altındaki "indir" düğmesini tıklayarak doğrudan bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Videoyu düşük, standart ve yüksek çözünürlükte indirme seçenekleri sunulur. İndirilen bir TED konuşma videosunu yeniden paylaşmak istiyorsanız, uymanız gereken bazı talimatlar vardır, ancak kişisel kullanımınız için indiriyorsanız bu konuda endişelenmenize gerek yok.
  3 Hits www.digistore24-app.com  
O, gij die gelooft, geeft van hetgeen Wij u hebben geschonken, voordat de dag komt, waarop noch handel, noch vriendschap, noch voorspraak zal zijn; en de ongelovigen zijn de onrechtvaardigen.
Eğer o, mü'min olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mü'min bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir
  www.google.ad  
Churston gelooft sterk in het aanbieden van digitale communicatiemethoden aan leerlingen om ze meer bij het onderwijs te betrekken, de interactie met leerkrachten te stimuleren, het concept van leren te verbreden en hen voor te bereiden op vervolgstudies en het werkleven.
Öğrencileri dijital iletişim yöntemleriyle tanıştırmanın kesinlikle hayati öneme sahip olduğunu düşünen Churston, bu yaklaşımın öğrencilerin ilgilerini artıracağına, öğretmenlerle olan etkileşimlerini yoğunlaştıracağına, öğrenim deneyimlerini genişleteceğine ve onları iş dünyası ile yüksek öğrenim için hazırlıklı hale getireceğine inanıyor. Okul, yönetim süreçlerini hızlandırmak açısından da teknoloji kullanımında büyük bir potansiyel görüyor. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde teknolojiye yoğun şekilde yatırım yapan Churston, artık her biri 30 PC'ye sahip altı bilgisayar sınıfına, okul duyuruları için bir dijital tabela sistemine, sınıflarda kullanılabilecek dizüstü bilgisayarlara ve yeni bir kablosuz ağ sistemine sahip. Tüm bu olanaklara rağmen Churston, donanım ve e-posta iletişimiyle ilgili olarak yaşadığı bazı teknik sorunlar nedeniyle, dijital olarak donanımlı bir öğrenim ortamına dönüşme vizyonu konusunda gerekli ivmeyi yakalayamıyordu.
  www.google.com.mt  
Churston gelooft sterk in het aanbieden van digitale communicatiemethoden aan leerlingen om ze meer bij het onderwijs te betrekken, de interactie met leerkrachten te stimuleren, het concept van leren te verbreden en hen voor te bereiden op vervolgstudies en het werkleven.
Öğrencileri dijital iletişim yöntemleriyle tanıştırmanın kesinlikle hayati öneme sahip olduğunu düşünen Churston, bu yaklaşımın öğrencilerin ilgilerini artıracağına, öğretmenlerle olan etkileşimlerini yoğunlaştıracağına, öğrenim deneyimlerini genişleteceğine ve onları iş dünyası ile yüksek öğrenim için hazırlıklı hale getireceğine inanıyor. Okul, yönetim süreçlerini hızlandırmak açısından da teknoloji kullanımında büyük bir potansiyel görüyor. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde teknolojiye yoğun şekilde yatırım yapan Churston, artık her biri 30 PC'ye sahip altı bilgisayar sınıfına, okul duyuruları için bir dijital tabela sistemine, sınıflarda kullanılabilecek dizüstü bilgisayarlara ve yeni bir kablosuz ağ sistemine sahip. Tüm bu olanaklara rağmen Churston, donanım ve e-posta iletişimiyle ilgili olarak yaşadığı bazı teknik sorunlar nedeniyle, dijital olarak donanımlı bir öğrenim ortamına dönüşme vizyonu konusunda gerekli ivmeyi yakalayamıyordu.
  www.singularspirits.es  
Dus in de video documentaire, laat de film een vrouw zien, liggend in een ziekenhuiskamer. Zij is volledig wakker, zij is volledig bij bewustzijn, zij gelooft in het proces dat staat te gebeuren. Voor haar, bevindt zich een echotechnicus wie een echoapparaat over haar onderbuik laat gaan, die wij kunnen zien op een gedeeld tv scherm.
Videoda, kadinin bir hastane odasinda yattigini görüyoruz. Kendisi tamamen uyanik, tamamen bilinçli, az sonra gerçeklesecek olan isleme inanci tam. Önünde, alt batin (karin) bölgesinde ultrasound çubugunu çalistiran bir ultrasound teknisyeni duruyor ve ekrani ayri bir bölme halinde görebiliyoruz. Ekranin sol el tarafinda, referans için zamani bir anlik dondurduklari bir enstantane gösteriyorlar. Böylelikle, kadinin o an içinde bulundugu durumu görebiliyoruz. Ekranin sag el tarafinda, üç pratisyenin kadinin arkasinda durdugu gerçek zamani görebiliyoruz. Kadinin vücudundaki enerjiyle ve kendi vücutlarindaki duygularla çalisirlarken.