leverden – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      30 Results   10 Domains
  www.kodaly.gr  
Wij leverden de passende oplossing: een kraan die in hoogte verstelbaar was van 3,50 tot 8 meter, met een zeer gering eigengewicht. De draaglast bedroeg in dit geval drie ton. De demonteerbare en weer gemakkelijk in elkaar te schroeven afzonderlijke onderdelen gingen als zeevracht per schip naar Soedan.
Uygun çözümü sunduk: Çok düşük ağırlıklı 3,50 ila 8 metrelik yüksekliğe sahip ayarlanabilir vinç. Taşıma yükü bu durumda üç tondur. Sökülüp kolayca tekrar vidalanabilen münferit parçalar deniz yolu taşıması ile Sudan'a taşınır.
  www.google.ad  
Met behulp van Android-tablets, Google Apps en Google Play for Education behaalden de leerlingen een geweldig succes met hun gemeenschapsproject. Docenten konden met trots zien hoe hun leerlingen voor een uniek schoolproject een positieve bijdrage leverden aan de gemeenschap en hoe ze rechtstreeks samenwerkten met plaatselijke experts.
Android tabletler, Google Apps ve Google Play for Education, öğrencilerin topluluk projelerinde çığır açan bir başarı elde etmelerini sağladı. Öğretmenler, öğrencilerin toplulukları üzerinde olumlu bir etki yaratmasından ve benzersiz bir okul projesinde yerel uzmanlarla doğrudan ortak çalışma gerçekleştirmesinden memnuniyet duydu.
  www.google.com.mt  
Met behulp van Android-tablets, Google Apps en Google Play for Education behaalden de leerlingen een geweldig succes met hun gemeenschapsproject. Docenten konden met trots zien hoe hun leerlingen voor een uniek schoolproject een positieve bijdrage leverden aan de gemeenschap en hoe ze rechtstreeks samenwerkten met plaatselijke experts.
Android tabletler, Google Apps ve Google Play for Education, öğrencilerin topluluk projelerinde çığır açan bir başarı elde etmelerini sağladı. Öğretmenler, öğrencilerin toplulukları üzerinde olumlu bir etki yaratmasından ve benzersiz bir okul projesinde yerel uzmanlarla doğrudan ortak çalışma gerçekleştirmesinden memnuniyet duydu.
  www.gnu.org  
Vooral bibliotheken leverden tegenstand, voornamelijk vanwege de regel die kopiëren in het geheel verbiedt, ook voor “redelijk eigen gebruik”. Wat was de reactie hierop van de uitgevers? Gewezen volksvertegenwoordiger Pat Schroeder, tegenwoordig een lobbyist voor de Amerikaanse uitgevers organisatie, stelde dat de uitgevers niet konden leven met waar de bibliotheken om vroegen.
Niçin on yıl? Çünkü bu güvenli bir öneridir; pratik temelde, bu indirgemenin günümüzde genel uygulanabilirliği üzerinde küçük bir etkisinin olacağına inanabiliriz. Birçok yayın tipinde ve türde, başarılı çalışmalar, yalnızca birkaç yılda çok kârlıdır ve başarılı çalışmalar bile, on yıldan önce baskıdan kalkmaktadır. yararlı ömrü on yıllarca olabilen referans çalışmalar için bile, on yıllık telif hakkı yeterli olmalıdır: güncellenmiş baskılar düzenli olarak yayınlanmaktadır ve birçok okur, on yaşındaki temel sürümü kopyalamak yerine telif hakkı olan mevcut baskıyı satın almayı tercih edecektir.
  www.nato.int  
Emigranten uit de Balkan financierden nationalistische leiders, pompten miljoenen dollars in lobbycampagnes in de Verenigde Staten, leverden financiële bijdragen en wapens aan guerrillalegers en zelfs vrijwilligers voor gevechten.
Hockenos’un kitabı bu ve diğer soruları derinlemesine ele alıyor ve sürgündeki grupların ve göçmen toplumlarının 1990’larda Balkan savaşlarını kışkırtmakta oynadıkları rolün geniş kapsamlı bir analizini sağlıyor. Hockenos bu savaşların sorumluluğunun Balkan halkları ve siyasi liderlerine ait olduğunu belirtmekle beraber, Arnavut, Hırvat, ve Sırp diasporalarının 1990’lardaki çatışmalara bir hayli katkıları olduğunu, ve ana vatanlarındaki demokratik güçlerin kuvvetlenmesine pek yardımcı olmadıklarını iddia ediyor. Balkan diasporası ulusal liderleri paraya boğdu, ABD’deki lobi çalışmalarına milyonlarca dolar akıttı, gerilla ordularına finansman ve silah sağladı ve hatta savaşacak gönüllüler bile topladı. Hochenos, Tudjman ve Miloseviç gibi liderlerin politik programlarının altında yatan öldürücü milliyetçilik akımının ilham kaynağı olan fikirlerin birçoğunun göçmen toplumlarında formüle edildiklerini gayet inandırıcı biçimde açıklıyor. Nitekim Kosova ve Sırbistan’daki Hırvat göçmenler Hırvatistan’a geri dönerek milliyetçi hükümetlerde önemli bakanlık görevlerini üstlendiler.