maakten – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      101 Results   59 Domains
  2 Hits www.greenmood.dk  
Ruimte- en geluidsproblemen maakten een FabricAir® luchtverdeelsysteem de optimale oplossing voor de Deense omroepfaciliteit.
Yer ve gürültü endişeleri FabricAir hava dağılım sistemi Danimarka Devlet Radyosu için en uygun çözüm oldu.
  www.google.co.th  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.hu  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.com.sg  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.co.cr  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.pt  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.cat  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.lu  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.ci  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.cn  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.com.vn  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.co.ke  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.com.tw  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.si  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.com.co  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.it  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.ie  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  books.google.com  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  mail.google.com  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  fieldroast.com  
We hebben meer dan tien jaar ervaring met VPN’s en zijn onderdeel van de Avast-familie, een van de grootste beveiligingsnetwerken ter wereld. We maakten echt geen grapje toen we zeiden dat we de grootste VPN-service op aarde zijn.
VPN konusunda 10 yılı aşkın tecrübeye sahibiz ve dünyanın en büyük güvenlik ağlarından biri olan Avast ailesinin bir parçasıyız. Gezegendeki en harika VPN hizmeti olduğumuzu söylerken şaka yapmıyorduk.
  audacity.sourceforge.net  
Dit zijn allemaal dingen die ons helpen om Audacity gratis te voorzien en het beter te blijven maken. Het Audacity-team is volledig toegewijd om Audacity vrij (en gratis) en open source te houden. We maakten deze belofte doorAudacity te licensiëren onder de GNU General Public License.
Burada anlatılanların tümü, Audacity yazılımının özgürce ve ücretsiz olarak dağıtılmasına ve geliştirilmesine yardımcı oluyor. Audacity takımı, kendisini tümüyle, Audacity yazılımının özgür ve açık kaynaklı kalmasına adamıştır. Bunu göstermek için Audacity yazılımı GNU Genel Kamu Lisansı koşulları kapsamında sunulmaktadır.
  3 Hits ar2006.emcdda.europa.eu  
(1) De landen die melding maakten van studies die in de afgelopen vijf jaar (1999-2004) zijn uitgevoerd en gegevens hebben verschaft over patronen van drugsgebruik in gevangenispopulaties zijn België, Tsjechië, Denemarken, Duitsland, Griekenland, Frankrijk, Ierland, Italië, Letland, Litouwen, Hongarije, Malta, Nederland, Oostenrijk, Portugal, Slovenië, Slowakije, Finland, Zweden, het Verenigd Koninkrijk, Bulgarije en Noorwegen.
(1) Son 5 yılda (1999-2004) gerçekleştirilen çalışmaları rapor eden ve hapishane mevcutları arasındaki uyuşturucu kullanımı şekillerine dair veri temin eden ülkeler Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Almanya, Yunanistan, Fransa, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Hollanda, Avusturya, Portekiz, Slovenya, Slovakya, Finlandiya, İsveç, Birleşik Krallık, Bulgaristan ve Norveç’tir.
  www.google.no  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  maps.google.ca  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  premier.shutterstock.com  
"Designers maakten conceptomslagen op basis van beelden van Shutterstock en met beelden van een andere leverancier", vertelde Grant, "en de omslag die werd gemaakt met de Shutterstock-afbeelding, werd altijd gekozen."
Simon & Schuster Sanat Direktörü Pamela Grant Shutterstock Premier ile çalışmaya başladığında, kalite farkı gerek ekibi gerekse de yazarlar tarafından hemen fark edildi. Grant, deneyimini şöyle anlatıyor: “Tasarımcılar Shutterstock’tan ve başka bir stok sağlayıcısından gelen görselleri kullanarak kapakları deniyorlardı ve nihayetinde seçilen görsel her zaman Shutterstock’un görseli oluyordu.”
  www.google.li  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.google.com.gh  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
  www.whylinuxisbetter.net  
Zo gebruiken ze beide systemen. Sinds de dag dat ze de overstap maakten, heeft de meerderheid het systeem Windows ongeveer tweejaarlijks geherinstalleerd, maar Linux nooit, terwijl Linux nog steeds perfect draait en vlug werkt.
Birçok insanı Linux'a geçmeye ikna ettim, aynı zamanda Windows'u da sabit disklerinde tutarak. Çünkü (Autocad gibi) Linux'ta bulunmayan birkaç programı kullanmak zorundalardı. Bu yüzden iki sistemi de kullandılar. Geçiş yaptıkları günden beri, çoğu Windows'u bir-iki senede bir tekrar kurdular; ama Linux'ta bunu yapmaya hiç gerek duymadılar çünkü hâlâ kararlı ve çevik bir şekilde çalışıyor.
  12 Hits www.nato.int  
Zijn campagne creëerde een enorm netwerk van online supporters, die de stemmers naar de stembussen hielpen, een recordbedrag inzamelden van $600 miljoen, en die mediaclips maakten die miljoenen malen online bekeken werden.
2008'de Barrack Obama'ya seçimleri kazandıran oylar ve desteğin artması büyük ölçüde arkadaki muazzam organizasyona bağlanmıştı. Burada sosyal medya çok önemli bir rol oynadı. Obama kampanyası kendisine oy getiren, 600 milyor dolar gibi rekor düzeyde para toplayan, ve milyonlarca kez izlenen video klipleri hazırlayan geniş bir destekçiler ağı kurdu.
  www.google.fr  
Nadat we hier samen naar hadden gekeken met beveiligingsengineers van verschillende bedrijven die dit opvallende verkeer doorstuurden, stelden we vast dat de computers die dit gedrag vertoonden, waren besmet met een bepaald type malware. We maakten een programma dat geïnfecteerde gebruikers waarschuwde en hen doorverwees naar de tools die hen konden helpen de malware te verwijderen.
Örneğin, geçen yıl veri merkezlerimizin birinde rutin bakım gerçekleştirirken olağan dışı bir arama trafiğinin olduğunu belirledik. Bu değiştirilmiş trafiği gönderen birkaç şirketteki güvenlik mühendisleriyle işbirliği içinde çalıştıktan sonra, bu davranışı gösteren bilgisayarlara belirli bir tür kötü amaçlı yazılımın bulaştığını belirledik. Kötü amaçlı yazılımın bulaştığı kullanıcılara haber vermek ve onları kötü amaçlı yazılımı kaldırmalarına yardımcı olabilecek araçlara yönlendirmek için bir program kullanıma sunduk.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Arrow