|
Ekim 2012’de ESO'nun 50 Yıldönümüne ulaÅŸtığımız bu günlerde, “Avrupadan Yıldızlara” filminden birer bölüm olarak sekiz tane özel ESOcast yayınlıyoruz. Bu özel serinin üçüncü bölümü — ESOcast 43 — ESO'nun amiral gemisi teleskobu — Çok Büyük Teleskop (VLT) — hakkında. Bu bölümde gökbilimcilere evrenin eÅŸsiz görüntüsünü sunan bu teleskobun arkasında yatan en son teknoloji ürünü araçları keÅŸfe çıkacağız. Gökyüzünün keskin görüntülerini elde etmek için VLT, gökcisimlerin görüntülerini bozan iki önemli etki ile baÅŸa çıkmak zorundadır. Bunlardan birincisi, aynanın kendi büyüklüÄŸünden kaynaklanan ayna deformasyonu yani aynanın bozulması. Bu problem bilgisayar kontrollü destek ünitesi — aktif optik — denilen bir sistemle düzeltilip, aynanın her koÅŸulda aynı özellikte kalmasını saÄŸlar. İkinci etki ise Dünya’nın atmosferi nedeniyle ortaya çıkar ve teleskop ne kadar büyük olursa olsun yıldızların ışığı hep bulanık görünür. Uyarlamalı (adaptive) optik sistemi, bilgisayar kontrolü ile aynaları saniyede yüzlerce kez hareket ettirilerek atmosfer tarafından bozulan bu görüntüleri gerçek zamanlı olarak düzeltir. Gücünün bir göstergesi olarak uyarlamalı optik sisteminin yardımıyla VLT’nin hassas kırmızı-ötesi kameraları, Samanyolu'nun merkezini görmemizi engelleyen kalın toz bulutlarını geçip görmemizi mümkün kılmıştır. Yıllardır çekilen görüntüler aslında gökbilimcilere gökadamızın merkezinde yatan canavar karadeliÄŸin etrafında dolanan yıldızları izlemesini saÄŸladı. Hatta bu karadeliÄŸin içine düÅŸen gaz bulutlarının enerjik fışkırmalarını algılamak bile mümkün oldu. Çok Büyük Teleskop’un neden gökyüzünün en keskin gözü olduÄŸunu keÅŸfetmek içi
|