tijdrovend – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      15 Results   10 Domains
  premier.shutterstock.com  
Als de deadlines strak zijn, kan het zoeken naar de juiste content tijdrovend en vermoeiend zijn.
Teslim tarihleri yakınsa, doğru içeriği aramak zaman alıcı ve can sıkıcı olabilir.
  hearhear.org  
Zet uw tijdrovend handmatig proces om in een efficiënt automatisch proces!
Zaman kaybettiren manuel işlemi verimli otomatik işleme dönüştürün!
  www.gea-farmtechnologies.com  
Naast de melktechnische voordelen en de lange houdbaarheid, bespaart siliconen materiaal u het frequent en tijdrovend wisselen van tepelvoeringen. Dit maakt siliconen nog meer rendabel.
Sağımda kullanılan silikon malzemenin uzun bir raf ömrüne sahip olması sık yapılması gereken değiştirme işlemini ortadan kaldırır, böylece zamandan tasarruf edersiniz. Bu silikonu daha ekonomik hale getirir.
  www.menorca.events  
Tijdens zacht gloeien van een perlitische staalstructuur nemen de cementietlamellen een sferoïde (bol) vorm aan, waardoor kleine ronde cementietdeeltjes worden aangemaakt in een zachte ferritische matrix. Dit is een nogal tijdrovend diffusieproces; de gloeitijd is normaal gesproken > 4 uur.
Yumuşak tavlama sırasında, perlitli çelik yapıdaki ince sementit katmanı, küreselleşerek, ferritik ana yapıda küçük küresel sementitleri oluşturacaktır. Bu oldukça zaman alan difüzyon sürecidir ve tutma süresi normalde 4 saatten fazladır. Küreselleştirme işleminden sonra parça serbest şekilde yavaşça soğutulur.
  teslaproject.chil.me  
Bij de mooiste bezienswaardigheden rond Brussel hoort zeker het Koninklijk Paleis. Het verblijf van het Belgische vorstenpaar met een groot park ligt niet zo ver weg, maar openbaar vervoer is tijdrovend, dus is autohuur de beste manier om het Paleis te kunnen zien.
Brüksel şehrinin iyi konumu, turistler için şehri, en iyi varış noktalarından biri haline getiriyor. Bunun ardından ise şehrin bir müddet keşfedilmek üzere harika bir nokta olması geliyor, burası ayrıca karayolu yolculuğu için mükemmel bir başlangıç.
  4 Hits www.nato.int  
Net als een hoge kwaliteit worst, heeft de Riga Declaratie een tijdrovend, onooglijk productieproces doorgemaakt. En omdat iedere Bondgenoot betrokken was bij de bereiding, is hij naar eenieders smaak.
Kaliteli bir sosis gibi, Riga Zirvesi de zaman alan ve bir dizi zor işlemden geçerek ortaya çıkmıştır. Ve, hazırlanışında her bir müttefikin katkısı olduğundan her damak tadına hitap etmektedir. Şu anda NATO’da hazırlamış olduğumuz sosisimizi keyifle sindirmekteyiz. Bu da bir sonraki sosis festivaline, yani 2008 baharındaki zirve toplantısına ve 2009’da NATO’nun 60. yıl kutlamalarına kadar İttifak’a gereken enerjiyi kazandıracaktır.
  3 Hits www.fondazionebassetti.org  
Aanzienlijke groei en wereldwijde expansie zette de losse bedrijfsbeheertoepassingen van Satellite Industries onder druk. De financiële rapportage was een tijdrovend en omslachtig proces: een maandafsluiting duurde vaak meer dan 15 dagen.
Ulaştığı kayda değer büyüme oranı ve küresel açılımları, Satellite Industries’in birbirinden ayrı işletme yönetim uygulamalarına ağır bir yük bindirmişti. Mali raporlama, ay sonu kapanışı genellikle 15 günden uzun sürdüğü için çok zaman alan ve zahmetli bir süreçti.