vergezeld – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      31 Results   15 Domains
  policies.yahoo.com  
De beëindiging van uw Yahoo account kan vergezeld gaan van het volgende:
Hesabınıza bağlı ve hesabınızın içindeki bilgilerinizin ve Kullanıcı İçeriği’nin silinmesi.
  2 Hits sothebysrealty.fi  
Las Simenia: De grot Paleolithische kunst in de provincie Santander in Spanje. Een sigaar-vormige moeder schip van de Ameno-ukifune vergezeld gaan van kleine schip is duidelijk getekend.
Las Simenia: İspanya'da Santander ilinde Paleolitik mağara sanat. Küçük gemi eşliğinde Ameno-ukifune bir puro şeklindeki anne gemi net bir şekilde çizilmiş oldu.
  www.analyzemath.com  
Bij de evaluatie zal prioriteit worden gegeven aan aanvragen die volledig zijn voltooid en vergezeld gaan van alle benodigde documenten. "
Değerlendirmede, tamamlanmış ve gerekli tüm belgelerin eşlik ettiği başvurulara öncelik verilecek. "
  www.ihnice.com  
Inhoud: Het bereiden en proeven van een compleet gerecht vergezeld door een passende wijn
Dersin içeriği : Yemekler tüm öğrenciler tarafından hazırlanır ve şarap eşliğinde tadılır.
  6 Hits www.nato.int  
Toen ik vorig jaar in Afghanistan was, werd ik vergezeld door een Britse militaire “oppas”. Ik ken veel persofficieren van het Britse leger vrij goed, en ik ben de baas van de Londense club voor de internationale pers, de Frontline Club.
Geçen sene Afganistan’da iken İngiliz ordusu yanıma askeri bir refakatçi verdi. Londra’daki uluslararası basın klübü olan Frontline Club’ı ben işlettiğim için İngiliz ordusundaki çoğu basın subayını tanırım. Bu klüp basın ve askerler arasında bilgi alışverişi için bir kanal oluşturuyor.
  www.skype.com  
Met betrekking tot audiovisuele programma's (d.w.z. waarbij een visueel beeld wordt uitgezonden vergezeld van een audiosignaal) waarin u gebruikmaakt van de Skype-software of een videoweergave van de Skype-software, gelden de volgende eisen:
4.2 Sesli-Görüntülü Programlar. Skype Yazılımını kullandığınız veya Skype Yazılımının görüntüde resminin yer aldığı herhangi bir sesli-görüntülü (yani Yayınlanan görüntüye ses sinyalinin eşlik ettiği) Programla ilgili olarak aşağıdaki gereksinimler geçerli olacaktır:
  www.margaknaven.nl  
Onderzoek waarmee een genetische ziekte kan worden voorspeld of dat dient om vast te stellen of betrokkene drager is van een gen dat verantwoordelijk is voor een ziekte of om een genetische aanleg of vatbaarheid voor een ziekte op te sporen, mag alleen worden uitgevoerd voor gezondheidsdoeleinden of voor met gezondheidsdoeleinden verband houdend wetenschappelijk onderzoek, en moet vergezeld gaan van passende advisering op genetisch gebied.
Genetik hastalıkları teşhise yönelik veya ya kişinin bir hastalığa neden olan bir geni taşıdığını belirlemeye ya da genetik bir yatkınlığı veya bir hastalığa eğilimi ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece sağlık amaçlarıyla veya sağlık amaçlı bilimsel araştırma için ve uygun genetik danışmada bulunmak şartıyla yapılabilir.
  www.hranservice.com  
Als u in het buitenland (buiten de EU) huurt, is meestal een internationaal rijbewijs vereist, ongeacht het alfabet. Internationale rijbewijzen moeten worden vergezeld door het originele nationale rijbewijs van de bestuurder.
Aşım miktarı, araç kiralama acentesi ve kiralanan araca bağlıdır ve herhangi bir hasar yoksa kiralama tarihinden 10-28 gün içinde iade edilecektir. Sigorta ortaklarımızla, çarpma hasarı veya hırsızlık için ücretlendirildiğiniz durumda geri ödeme talebinde bulunmanıza olanak sağlayacak ek ödeme sigortasını sunuyoruz. Bu ek ödeme sigortası rezervasyon anında satın alınabilir.
  ar2006.emcdda.europa.eu  
Uit experimenten in sommige lidstaten blijkt dat de doeltreffendheid van preventieve maatregelen op individueel niveau verbeterd kan worden door ze vergezeld te laten gaan van regelgevingsmaatregelen inzake legale drugs die de toegang van jongeren tot deze middelen beperken en de sociale aanvaardbaarheid ervan beperken.
Bazı Üye Devletler’deki deneyimler, bireysel düzeyde uyuşturucuyu önleme müdahalelerinin, aynı zamanda gençlerin bu gibi maddelere erişimini sınırlandırıp bu maddelerin sosyal kabul edilebilirliğini azaltabilecek olan yasal uyuşturucular hakkında düzenleyici politikalarla desteklendikleri takdirde, daha etkin olabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla, madde kullanımının normatif ve kültürel çerçevesine yönelik çevresel önleme stratejileri Avrupa’nın bazı bölümlerinde giderek önem kazanırken AB düzeyinde atılan ilk adımlarla desteklenmektedir: tütün reklam direktifi ile tütün kontrolü hakkında WHO çerçeve sözleşmesi (eğlenceye yönelik ortamlarda uyuşturucu kullanımı hakkındaki seçili yayında yer alan çevresel stratejilere dair bölüme bakın).