voorhanden – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      26 Results   13 Domains
  www.mtb-check.com  
Garnalen en andere waterbewoners nemen een deel van de noodzakelijke mineralen en sporenelementen niet via de voeding, maar rechtstreeks uit het water op. Maar in het aquariumwater zijn veel van deze essentiële stoffen vaak niet in voldoende mate voorhanden.
Karidesler ve diğer su canlıları gerekli mineral ve eser elementlerinin bir kısmını besinle değil sudan alırlar. Ancak akvaryum suyu bu gerekli maddelerin çoğunu yeterli miktarda içermez.
  2 Hits www.nato.int  
Ondanks recentere ervaringen met afdwingingsoperaties in Bosnië, Somalië, en Rwanda, zijn er nog steeds geen bevredigende antwoorden voorhanden op deze fundamentele vraag, die bijna 50 jaar geleden voor het eerst gesteld werd.
Silahlı kuvvetler herkesin sorununa bir çare olamaz. Uygun şekilde yapılanmış ve konuşlandırılmış iseler askeri kuvvetler korunma, iletişim, lojistik destek, acil tıbbi destek ve tahliye, ve sağlıklı koordinasyon ve kontrol olanakları sağlarlar. Bunların hepsi karmaşık ve olağanüstü hallerde ilk etapta gerekli olan, son derece önemli unsurlardır.
  www.scienceinschool.org  
In de ruimte zijn echter geen van de voorwaarden voor het overleven van mensen voorhanden. Daarom moeten we, om te kunnen leven en werken in de ruimte, alles meebrengen wat we nodig hebben en moeten we manieren bedenken om het afval dat we produceren te recyclen of af te voeren.
Etkinliğe giriş yaklaşık 2 saat sürecektir ve sonrasında etkinliğin karmaşıklığına bağlı olarak yaşam alanının tasarlanması için en az 2 saat daha gerekecektir. Yaşam alanının inşası kaç öğrenci olduğuna ve yaşam alanının karmaşıklığına bağlı olarak 5-15 saat alabilir. Öğrenciler fikre gerçekten meraklı iseler daha fazla zaman ayırmak isteyebilirler.
  www.gnu.org  
GNU Hurd is niet klaar voor productie. Gelukkig is een andere kernel voorhanden. In 1991 ontwikkelde Linus Torvalds een Unix-achtige kernel, en noemde het Linux. In 1992 maakte hij van Linux vrije software en combineerde Linux met het nog-niet-helemaal-complete GNU systeem tot een compleet vrij besturingssysteem.
Özgür işletim sistemlerimizdeki en büyük eksiklik yazılımda değildir, en büyük eksiklik, sistemlerimize dahil edebildiğimiz iyi özgür belgelerin olmamasıdır. Belgeleme, her türlü yazılım paketinin önemli bir parçasıdır; önemli bir özgür yazılım paketi iyi bir özgür belgeyle birlikte verilmediğinde, bu büyük bir eksiktir. Günümüzde bu gibi eksiklerimiz vardır.
  3 Hits www.molnar-banyai.hu  
Daar JBL als eerste producent wereldwijd met de JBL SOLAR TL buizen (onder Verlichting ) een zongelijkend volspectrum voor aquaria ontwikkeld had wilde de JBL ontwikkelingsafdeling bij de ledtechniek niet simpelweg de voorhanden zijnde woonruimte-spectra voor aquaria gebruiken maar ook hier een SOLAR volspectrum speciaal voor aquaria creëren!
Since JBL was the first manufacturer worldwide to develop a full spectrum modelled on sunlight with its JBL SOLAR fluorescent tubes (under Aydınlatma ) our development department didn’t just want to use the available home spectrums for LED aquarium technology, it wanted to create a SOLAR full spectrum, especially for aquariums! This took some time – but now it is available!
  2 Hits www.intel.com  
Of je het gelooft of niet, je kunt online talloze films gratis downloaden en het is nog helemaal legaal ook. Er zijn duizenden films voorhanden in het publieke domein, variërend van onbekende juweeltjes tot alom gewaardeerde klassiekers.
TED* (İngilizce teknoloji, eğlence ve tasarım sözcüklerinin kısaltması), dijital dünyanın önde gelen simaları ve düşünce liderleri tarafından yapılan uluslararası konferansların ve sunumların yayınlandığı çevrimiçi bir platformdur. TED konuşmalarını, web sitesinden veri akışı yoluyla izleyebilir ya da web sitesindeki her videonun altındaki "indir" düğmesini tıklayarak doğrudan bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Videoyu düşük, standart ve yüksek çözünürlükte indirme seçenekleri sunulur. İndirilen bir TED konuşma videosunu yeniden paylaşmak istiyorsanız, uymanız gereken bazı talimatlar vardır, ancak kişisel kullanımınız için indiriyorsanız bu konuda endişelenmenize gerek yok.
  8 Hits ar2006.emcdda.europa.eu  
In tegenstelling tot heroïneverslaving, die behandeld kan worden met agonisten als methadon of met antagonisten als naltrexon, zijn er momenteel geen medische behandelwijzen voorhanden voor cocaïneverslaving.
Metadon gibi agonistler veya naltrekson gibi antagonistlerle tedavi edilebilen eroin bağımlılığının aksine, kokain bağımlılığı için hali hazırda hiçbir tedavi bulunmamaktadır. Bunun sebebi, kokainin beyin nörotransmitörlerinin dopamin ve serotonine etki ettiği hareket mekanizması gibi görünmektedir. Eroin, mu reseptörleri gibi beynin opioid reseptörlerine bağlanarak beynin kendi endorfinlerinin hareketini taklit ederken, kokain bir kez etki ettikten sonra, dopaminin (ve tabii serotoninin) nöronal sinapsisten yeniden emilimini engellediğinden transmitörün birikmesine yol açarak etkisini uzatırır ve güçlendirir.