intelligible – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      10 Results   10 Domains
  technomagicland.com  
To make the economic paradigm intelligible, and constitute a discussion platform in order to comprehend the economic tools correctly.
Dönüşen ekonomik paradigmaların anlaşılır kılınması ve araçlarının doğru biçimde kavranması için tartışan bir iklim yaratılmasıdır.
  www.prudential.com.kh  
The younger one is sure he can see the expression on the older one’s face, how a lock of hair falls on his forehead, and his mouth below his sweaty, thin moustache, not making the effort to shape into an intelligible expression.
Küçük olan, büyük olanın yüzündeki ifadeyi, perçeminin alnına düşüşünü ve hafif terli, yeni çıkmaya başlamış bıyıklarının altındaki, anlaşılır bir ifade oluşturmaya kalkışmayan ağzını görebildiğine emindir.
  tiyatro.iksv.org  
We live on the roofs which shelter us all together, which keep us close to each other, which sometime push us into the corners, which from time to time, cover us and which, sometimes, collapse on us... roof, which has been performed at Brotfabrick Berlin and Sophiensäle, is about two people who are trying to slow down while running, and are trying to get closer while apart: “if the equilibrium between the far and the close cannot be achieved... if the only intelligible thing is the lack of communication; if silence is what is only heard... where have the unuttered and unstated gone?
Çatılarda yaşıyoruz, bizi bir arada barındıran, yakınlaştıran, kimi zaman köşelere sıkıştıran... Kimi zaman üzerimizi örten, kimi zaman üzerimize çöken çatılar… Folkwang Hochschule’de tanışıp, Kassel Devlet Tiyatrolarında dans ettikten sonra, 2010’dan bu yana Berlin’de bağımsız dansçı ve koreograf olarak çalışmalarını sürdüren, Pina Bausch’un Tannhäuser Bacchanal adlı eserinde yer alan, yurtdışında pek çok başarılı çalışmaya imza atan Leyla Postalcıoğlu ve Benjamin Block, geçtiğimiz yılın ekim ayında Berlin DOCK11’de prömiyerini gerçekleştirdikleri roof ile festivalde yer alıyor. Brotfabrik Berlin ve Sophiensäle’de gösterilen roof, koşarken yavaşlamaya çalışan, uzakken yakınlaşmaya çabalayan iki kişiyi anlatıyor: “Yakın ve uzak arasındaki o denge tutturulamazsa... Tek anlaşılan iletişimsizlik; tek duyulan sessizlik olursa... Söylenmeyenler, konuşulmayanlar nereye kaybolur? Zamana mı bırakılmış olur?” roof sessizlik üzerine kurulan bir yapıt... Yavaşlatılmaya çalışılan bir saat ve duran iki kişi...
  transversal.at  
In this sense, the currently lamented “economization of life” is not an entirely neo-liberal phenomenon, but instead, a force line of biopolitical societies, which today perhaps becomes intelligible in a new way.
Batılı insan canlı bir dünyada canlı bir tür olmanın, bir bedene, varoluş koşullarına, yaşam olasılıklarına, bireysel ve kolektif refaha, değiştirilebilecek kuvvetlere ve bu kuvvetlerin optimal bir biçimde dağıtılabildiği bir uzama sahip olmanın ne anlama geldiğini yavaş yavaş öğreniyordu.[8] (vurgu bana ait)
  www.bosch.com.tr  
Four Bosch Praesideo systems were installed, totaling more than 200 amps and 4,500 loudspeakers, in what is one of the largest and most complex systems to date. These provide intelligible speech and digital quality sound - free from interference and signal corruption – in case of any emergency.
2008 yılında tamamlanan 492 metre yüksekliğindeki SWFC, dünyanın en uzun üçüncü binasıdır. 101 katlık perakende mağaza alanı, otel, yerleşim katları, ofisler ve konferans merkezi bulunan bu binanın emniyeti ve güvenliği, inşaat sırasında en önem verilen konuydu. İnşaatı sırasında kritik güvenlik özellikleri eklenen SWFC'nin ayrıca güvenilir ve net dijital anons ve acil tahliye sistemine ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacı karşılayan Bosch oldu. 200'den fazla amplifikatör ve 4500'den fazla hoparlörden oluşan dört Bosch Praesideo sistemi kurularak bugüne kadarki en büyük ve karmaşık sistemlerden biri oluşturuldu. Bu sistemler, acil durumlarda parazit veya sinyal bozulması olmadan konuşma anlaşılırlığı ve dijital kalitede ses sağlıyor.
  www.lakecomoboattour.it  
Toynbee proposed that “the intelligible unit of historical study is neither a nation state nor mankind as a whole but a certain grouping of humanity which we have called a society. ” A society, he said, provides “common ground” for communities of people to engage in various pursuits.
Organik yas¸am döngüsü fikri kültür ve medeniyet aras¦ndaki ayr¦m yapmak Spengler açt¦. "Bir kültür", diye yazd¦, "... büyük bir ruh sürekli çocukça insanl¦gš¦n proto-maneviyat d¦s¸¦nda uyan¦r ve kendini ay¦r¦r anda dogšar Bu hangi bir tam tan¦mlanabilir manzara topragša sahas¦ bitki-bilge bagšl¦ kal¦r. Bu ruh kendi devletleri, bilimlerin tam toplam¦ hayata ne zaman ölür, ve proto-soul ... Amaç kez elde içine döner, kültür aniden sertles¸en, bu mortifies, onun kan ... congeals ve Uygarl¦k olur, hissediyorum ve kelime Egypticism, Byzantinism, Mandarinism anlamak s¸ey. Gibi, ilkel orman y¦pranm¦s¸ dev gibi, yüzlerce y¦l veya binlerce gökyüzüne dogšru s¸ubeler çürüyen itme olabilir. "Bat¦'n¦n gelecegši Spengler degšerlendirmesi, Avrupa toplumu medeniyetinin faz¦na girmis¸ oldugšunu inanc¦ ortaya ç¦kt¦ . Onun yarat¦c¦ potansiyeli fark edilmis¸ti. Bu Yunanistan ya da Gotik Avrupa, ama can çekis¸en imparatorlugšun bir zaman klasik degšildi. Sogšuk ve hesaplanan kararlar ile, Londra bankalar topluma üzerine kendi kavrama s¦kma edildi. Bas¸ka Tüm s¦n¦r¦ itti olmus¸tu. Extinction sadece gerçekles¸memis¸ imkan¦ kalm¦s¸t¦r.