|
|
a) It is to be noted that in the case of the first group the richest means of developing mutual links is, once again, trade. Armenian and Kurdish neighbours often sell their goods in the town. But they also continuously trade among themselves. Thus, for example, the many self-seeded vegetables growing in the mountains around Palu, which are generally wild grasses or plants, some of which are much sought after in the town market or in the villages. Being generally mountain dwellers, the Kurds harvest these kinds of wild vegetables and trade them in Armenian villages. The Armenians use cereals as barter for them. Rev Harutiun, in his book, points out that the Kurdish villager prefers to carry on his trade in the Armenian villages rather than sell his wares in the town market. The reason for this is that the Armenian and Kurdish peasants are continuously cheated by the Armenian and Turkish merchants of Palu. It is obvious that general solidarity and co-operation is created there every time they trade with the Kurdish or Armenian peasant arriving from the village. The aim of this association is to carry on trade to the profit of the townsman. [5] We can find an example of this form of rich mutual relations between the Armenian and Kurdish villagers in the book about Baghin. Baghin, which is a large Armenian village, is well known for its yaghdjis (oil traders). The Armenian villagers have become specialists and trade animal oils not only in Palu district, but also in the regions round about, such as Kharpert (Harput), Mezre, Ourfa, Mardin, Severeg, Dikranagerd (Diyarbekir) and Malatia. What is interesting is that they don’t produce their own oil. Instead they obtain it from neighbouring or provincial Kurdish and Kurd-Zaza villages. In other words, barter takes place between the Armenian and Kurdish villager; in return for the oil he has prepared, the Kurd generally receives the Baghin speciality, wooden ulbas (buckets or pails). The Kurd prefers to sell his oil to the people of Baghin directly, rather than in the local markets, be they near or far, where he is convinced that the local merchants will always cheat him. [6]
|
|
|
a) Birinci grupta karşılıklı ilişkileri geliştirmenin en etkili yolunun yine ticaret olduğu göze çarpmaktadır. Ermeni ve Kürt köylüleri mallarını sık sık şehirde satarlar. Ama onlar kendi aralarında da sürekli alışveriş yaparlar. Bu şekilde, örneğin Palu'nun dağlık kesimlerinde genellikle yabani otlar veya bitkilerden oluşan, kendiliğinden yetişen sebzeler çok çeşitlidir; bunlardan bazılarına şehri pazarında veya köylerde yoğun talep vardır. Genellikle dağlarda yaşayan Kürtler bu tür yabani sebzeler toplarlar ve bu sebzelerle Ermeni köylerinde ticaret yaparlar. Ermeniler bu maddelere karşılık Kürtlere tahıl verirler. Papaz Harutyun kitabında, Kürt köylüsünün malını şehirdeki pazarda satmak yerine Ermeni köyünde ticaret yapmayı yeğlediğini belirtir. Bunun nedeni ise, Kürt ve Ermeni köylülerinin Palu pazarındaki Ermeni ve Türk tüccarlar tarafından sürekli kandırılmalarıdır. Şüphesiz, köyden gelen bir Kürt ve Ermeni ile her alışveriş yaptıklarında yurttaşlar arasında genel bir uyum ve işbirliği ortamı yaratılır. Bu sosyal hareket tarzının amacı, ticaretin şehirli lehine olacak şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır [5]. Baghin'in kitabında Ermeni ve Kürt köylüler arasında bu tür zengin bir karşılıklı ilişki örneği daha buluyoruz. Buna göre, büyük bir Ermeni köyü olan Baghin yağcılığı, yani yağ ticareti ile meşhurdur. Ermeni köylüler bu işi uzmanlık seviyesine taşımışlardır ve hayvani yağı Palu ilçesi dışında, Harput, Mezre, Urfa, Mardin, Siverek, Diyarbakır ve Malatya gibi çevre bölgelere de satarlar. İşin ilginç yanı, Baghin'liler kendileri yağ üretimiyle iştigal etmezler. Onlar bu maddeyi komşu veya çevredeki Kürt ve Kürt-Zaza köylerinden alırlar. Bu açıdan, Ermeni ve Kürt köylüler arasında mal takası gerçekleşir; Kürtler ürettikleri yağa karşılık Baghin'liden genellikle üretiminde uzmanlaştığı kovaya benzer ahşap kaplar olan kula (ulba) alır. Bu alışverişte Kürt, yerel tüccarların kendisini daima kandırdıklarına inandığı yakın veya uzak komşu pazarlara şahsen gitmek yerine, yağını yine doğrudan Baghin'liye satmayı tercih eder [6].
|