it exists – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      297 Results   60 Domains
  www.ilo.org  
"This crisis needs to be treated on the scale that it exists, the global level. We have to construct global solutions. There will at the end be no sustainable national solutions to a world crisis,” he said.
"Kriz küresel ölçekte olduğuna göre çaresi de aynı ölçekte bulunmak durumundadır. Küresel çözümler bulmalıyız. Dünya ölçeğinde bir kriz söz konusuysa, buna ulusal ölçekte bulunacak çözümler uzun dönemde kalıcı olamayacaktır.”
  www.polisgrandhotel.gr  
It exists 3 Registration profiles Master BDMA :
Il existe 3 profils d’inscription au Master BDMA :
  13 Hits glowinc.vn  
Peter Alexander on Barrel-outdoor-Sauna_WellnessFASS-74Dear title. After Barrel Sauna wish to inquire about price and, that it exists a wood-burning? Thank you in advance for your reply
Peter Alexander Tarih Namlu, açık-Sauna_WellnessFASS-74Sevgili başlık. Namlu Sauna fiyat hakkında bilgi almak isteyen sonra ve, Bir ahşap yakma varolduğunu? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederiz
  www.quintadolago.com  
It exists in various forms:
Spermistlerin çeşitli mamulleri mevcuttur.
  users.skynet.be  
To catch on, Esperanto must not only be usable, it must be visible as well. Esperanto is not only there for those who are looking for it. Everybody must know it exists.
Başarmak için, Esperanto sadece kullanılmeli değil aynı zamanda görülmelidir. Esperanto sadece arayan için var olmaz. Herkesin onu görmesi lazım.
  2 Hits www.lakecomoboattour.it  
Once created, however, it has a stand-alone existence, separate from mind. It exists in the form of an idea or design preserved on paper, or a musical or artistic work, or a human performance of some kind which may or may not be recorded.
Tüm bilgi yap¦lar¦, ya da müzik ve sanat, ya da rutin kis¸isel performanslar¦n¦n ifadeler, insan düs¸ünme ürünleridir. Baz¦ yarat¦c¦ kis¸i (ler) kendi yarat¦lmas¦na yol açt¦ düs¸ünceleri vard¦. Üretim bas¸lang¦çta insan akl¦n¦n geldi. Bir kez olus¸turulan, ancak zihin ayr¦ bir stand-alone varl¦gš¦n¦, var. Bir fikir veya tasar¦m kagš¦t üzerinde korunmus¸, ya da bir müzik ya da sanat eseri, ya da ya da kaydedilmis¸ olabilir veya olmayabilir çes¸it insan performans s¸eklinde bulunmaktad¦r. Baz¦ durumlarda, bir kez olus¸turulur ifade, digšer düs¸ünme kis¸iler taraf¦ndan çogšalt¦lm¦s¸ olabilir. Digšer durumlarda, ifadesi çok yak¦ndan anlaml¦ çogšalt¦lamaz orijinal yarat¦c¦s¦na bagšl¦d¦r.
  5 Hits www.dab-europe.com  
is used if it exists.
function bir() {}
  6 Hits lupulu.com  
is used if it exists.
function bir() {}
  8 Hits www.sellaronda.it  
is used if it exists.
function bir() {}
  8 Hits www.enama.it  
is used if it exists.
function bir() {}
  4 Hits www.belcourtcondos.com  
Open the file for writing only. If the file does not exist, it is created. If it exists, it is neither truncated (as opposed to
Akım hem okumak hem de yazmak için açılır; dosya konumlayıcı dosyanın başlangıcına yerleştirilir ve dosya uzunluğu sıfır yapılır. Dosya mevcut değilse oluşturulmaya çalışılır.
  2 Hits technomagicland.com  
4. To know the individual and the social context in which it exists; to understand fundamentals related to behaviors dynamics and to make use of them during psychological counseling.
Bireyin kişilik özelliklerini, benlik kavramını, değerlerini ve yaşam beklentilerini bilir ve psikolojik yardım sırasında bireyin kişilik bütünlüğüne karşı yeterli bir anlayış geliştirir.
  8 Hits jobtoday.com  
is used if it exists.
function bir() {}
  arabic.euronews.com  
Dark matter is one of the deepest mysteries of the universe: no one can see it but scientists are sure it exists. It is the glue that holds the universe… 09/04/2013
İtalyan astrofizikçi Margherita Hack, 91 yaşında hayata gözlerini yumdu. İtalya’da bir gözlem evini yöneten ilk kadın astrofizikçi olan Hack, “Cefaid… 01/07/2013
  www.fargobank.ru  
He must prove that he has his own, clean funds, which he has in his account in his name and which are freely transferable. If the client is a company the company registration, as evidence that it exists, and the power of disposition of the presentor, must of course also be registered.
Tüm "Özel Plasmanlar"ın ortak özelliği bunların halk piyasasında sunulmamasıdır. Bu alandan teklifler muhtemel müşteriler arasında yüksek gizlilikle yayılır ve müşterinin böyle bir teklife katılabilmesi için önceden kalifikasyon mesuliyeti vardır. Kendi ve temiz parasının olduğunu, kendi namına serbest transfer edilebilir şekilde hesabında olduğunu ispat etmek zorundadır. Şayet müşteri bir firma ise, elbette firma tescili -devam ettiğine dair- ve getirenin kullanma yetkisinin olduğunu belgelemesi zorunludur. Halk piyasasının geleneklerinin zıddına müşteri burada serbest, açık sermaye piyasasının tekliflerinden seçemez, aksine kendisine teklif verilebilmesi için muhtemel müşteri olarak kendini ispatlamak zorundadır. FARGO BANK LİMİTED evraklar geldikten ve ön tetkikten sonra bunların yeterli olması hususunda karar verir.
  eipcp.net  
Similarly, a 'basic income' has already been shown, in the places it exists such as Australia, to be contingent upon and constitutive of intermittent engagements with waged work, if not forced labour, as in work-for-the-dole schemes.
O zaman, güvencesiz işçilerin koşullarının dört başı mamur bir haklar mevzuatıyla düzeltilebileceğini iddia etmek ne anlama gelir? Bence bu, koşullarımızın iyileşeceği, daha doğrusu güvence altına alınacağı anlamına gelmiyor. Negri ile Hardt “küresel yurttaşlık” kavramını önermeden önce, bunu “insan hakları” ile uluslarüstü güç arasındaki örtüşme olarak tanımlayan militarist insaniyetperverlik küresel boyutlara erişmişti bile. Keza, “vatandaşlık geliri” uygulamasının da, Avustralya gibi mevcut olduğu ülkelerde, geçici ücretli –hatta zorla– çalışmaya bağlı olduğu ve onun kurucu unsuru olduğu görülmüştür: İşsizlik parası karşılığı çalışma sistemi [work-for-the-dole schemes] bunun kanıtıdır. Bu politika, son dönemde genel olarak işsizlere karşı bir önleme dönüşmeden önce, işsiz yerlilere uygulanmıştır. Vatandaşlık gelirleri, düşük ücretli, geçici ya da kayıtdışı işlerde çalışma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; bu gelir kasıtlı biçimde, “çıplak hayat” için yeterli olacak, ama geçimi sağlamaya kesinlikle yetmeyecek düzeylerde tutulmuştur. İşsizlik parası karşılığı çalışma sisteminin devreye sokulması, “insan sermayesi”nin serbestçe akmadığı durumlarda politikanın (ve çoğulculuğun) doğrudan zora başvuracağını, biçimsel olarak gönüllülüğe dayanan ücretli emek sözleşmesini iptal edeceğini gösterir. Avustralya’da yerliler için işsizlik parası karşılığı çalışma sisteminin getirilmesi, “eşit ücret” yasalarının yürürlüğe girmesinden sonra yerlilerin istihdam oranlarının dibe vurmasını takip etmiştir. Yerlilerin “dolaşıma girme”yi başaramaması, başta tembellik olmak üzere içsel –çoğunlukla biyolojik– özellikleriyle açıklanmış; dolayısıyla zorla çalıştırma, Avustralya’da çokkültürcülüğün ve yerliler ile “yerleşimciler” arasındaki barışın baş savunucusu olan politikacılar tarafından kabul edilebilir bir çare olarak sunulmuştur.
  transversal.at  
Similarly, a 'basic income' has already been shown, in the places it exists such as Australia, to be contingent upon and constitutive of intermittent engagements with waged work, if not forced labour, as in work-for-the-dole schemes.
O zaman, güvencesiz işçilerin koşullarının dört başı mamur bir haklar mevzuatıyla düzeltilebileceğini iddia etmek ne anlama gelir? Bence bu, koşullarımızın iyileşeceği, daha doğrusu güvence altına alınacağı anlamına gelmiyor. Negri ile Hardt “küresel yurttaşlık” kavramını önermeden önce, bunu “insan hakları” ile uluslarüstü güç arasındaki örtüşme olarak tanımlayan militarist insaniyetperverlik küresel boyutlara erişmişti bile. Keza, “vatandaşlık geliri” uygulamasının da, Avustralya gibi mevcut olduğu ülkelerde, geçici ücretli –hatta zorla– çalışmaya bağlı olduğu ve onun kurucu unsuru olduğu görülmüştür: İşsizlik parası karşılığı çalışma sistemi [work-for-the-dole schemes] bunun kanıtıdır. Bu politika, son dönemde genel olarak işsizlere karşı bir önleme dönüşmeden önce, işsiz yerlilere uygulanmıştır. Vatandaşlık gelirleri, düşük ücretli, geçici ya da kayıtdışı işlerde çalışma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; bu gelir kasıtlı biçimde, “çıplak hayat” için yeterli olacak, ama geçimi sağlamaya kesinlikle yetmeyecek düzeylerde tutulmuştur. İşsizlik parası karşılığı çalışma sisteminin devreye sokulması, “insan sermayesi”nin serbestçe akmadığı durumlarda politikanın (ve çoğulculuğun) doğrudan zora başvuracağını, biçimsel olarak gönüllülüğe dayanan ücretli emek sözleşmesini iptal edeceğini gösterir. Avustralya’da yerliler için işsizlik parası karşılığı çalışma sisteminin getirilmesi, “eşit ücret” yasalarının yürürlüğe girmesinden sonra yerlilerin istihdam oranlarının dibe vurmasını takip etmiştir. Yerlilerin “dolaşıma girme”yi başaramaması, başta tembellik olmak üzere içsel –çoğunlukla biyolojik– özellikleriyle açıklanmış; dolayısıyla zorla çalıştırma, Avustralya’da çokkültürcülüğün ve yerliler ile “yerleşimciler” arasındaki barışın baş savunucusu olan politikacılar tarafından kabul edilebilir bir çare olarak sunulmuştur.