it is because – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      45 Results   42 Domains
  2 Hits www.osdel.me.kyoto-u.ac.jp  
If you cannot see the when trying to change your location it is because of one of these reasons:
Profilinizde, şu anki konumunuzun yanındaki simgesine tıklayın ve ister yeni bir yer ismi yazınız veya listeden konumunuzu seçiniz.
  arabic.euronews.com  
Russian President-elect Vladimir Putin has stepped down from the leadership of his United Russia party. He says it is because Russian political practice… 25/04/2012
Kremlin’e dönmeye hazırlanan Rusya Başbakanı Viladimir Putin, Birleşik Rusya partisinden ayrılacağını açıklarken, yerine beklendiği gibi görevini devralacağı… 25/04/2012
  privacy.google.com  
For example, you might be seeing that ad for a dress because you have been visiting fashion websites. Or if you see an ad for a restaurant, you may discover it is because of your location. This type of data helps us show you ads about things you might find useful.
Reklam gösterirken kullanılan verileri daha iyi anlamanıza yardımcı olmak istiyoruz. "Neden Bu Reklam?" seçeneği, belirli bir reklamın neden gösterildiğini öğrenmek üzere bir istemi tıklamanıza olanak tanır. Örneğin, bir elbise reklamını, modayla ilgili web sitelerini ziyaret ettiğiniz için görüyor olabilirsiniz. Bir restoranın reklamını görüyorsanız bunun, bulunduğunuz konumdan kaynaklandığını keşfedebilirsiniz. Bu tür veriler, yararlı bulabileceğiniz şeylerle ilgili reklamlar göstermemize yardımcı olmaktadır. Ancak unutmayın, bu verileri hiçbir zaman reklamverenlerle paylaşmayız.
  www.christiananswers.net  
When you say you believe you are a pretty decent person, keep in mind that it is because you are comparing yourself on man's scale, not on God's. If you compare yourself to Hitler or Charles Manson, certainly you seem to be “good”.
İyi bir insan olduğuma inanıyorum dediğiniz zaman, şunu bilin ki kendinizi Rab’bin değil insanların terazisiyle ölçüyorsunuz. Kendinizi Hitler veya sapık katil Charles Manson’la kıyas ederseniz elbette iyi görünürsünüz. Ama ya kendinizi Rahibe Teresa Ana ile kıyas edecek olsanız? İnsanların çoğu, bu iki aşırı ucun arasında bir yerdedirler.
  www.nato.int  
As former Secretary General Lord Carrington was fond of saying, unlike the Soviet bloc, NATO sang in harmony, not in unison. It is because of the Alliance's democratic diversity that NATO works in good times and bad and that, in the period since 9/11, it has already achieved broad consensus in a number of crucial areas.
Önümüzdeki aylar veya yıllarda İttifak üyeleri eminim ki zor konular karşısında bir fikir birliğine ulaşmak için yine uğraş verecektir. Nitekim Soğuk Savaş yıllarında dahi Müttefiklerin anlaşamadıkları konular olmuştur. Eski NATO Genel Sekreterlerinden Lora Carrington’un sık sık söylediği gibi, Sovyet bloğunun tersine NATO bir şarkıyı bir ağızdan değil ama ahenk içinde söyler. NATO’nun iyi ve kötü günlerde birlikte çalışabilmesi bünyesindeki demokratik değişkenliklerden kaynaklanmaktadır. Nitekim 11 Eylül’den beri birçok önemli alanda geniş tabanlı fikir birliği sağlanmıştır.
  www.eurocentres.com  
We are one big family: This is what Peter is experiencing during his language stay in Sydney. Which is why he has not been homesick for even one second! Or maybe it is because there are always so many interesting things happening. No, life is never boring in a city like Sydney.
That Jérôme is studying for the First Certificate in Perth is an accident. But a lucky one, as he says today. Originally, he wanted to go to Melbourne, but the starting date of the course didn't fit in with his work plans. As he definitely wanted to go to Australia, he then chose Perth. Of course, he read a lot about Perth beforehand and researched the city on the internet. But the reality wildly exceeds his expectations. Jérôme loves everything about Perth: the weather, his host family and yes – even the school. The atmosphere is relaxed, cordial and very motivating. Yesterday evening, Jérôme even did some extra homework sitting in his host family’s garden – voluntarily – and that really means something!
  www.t20turkey.org  
Why has ISIL gained ground as a non-state actor? It is because of inequalities and a widening middle class deficit. The only lasting solutions to resolve these problems can come from globally e inclusive mechanisms such as the G20.
İŞİD hadisesi bana hep Franz Fanon’un benim çocukluğumdaki “Dünyanın İtilmişler”ini hatırlatıyor. Millet o vakitler neden dağa çıkmıştı? Che Guevera nasıl Che olmuştu? Süreç aynı biçimde işliyor. Mutsuzluk, kimsesiz kalmak İŞİD benzeri örgütlerin güçlenmesini sağlıyor. Nereden besleniyor? Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki dışlanmışlardan elbette. Ben böyle bakıldığında her ülkede yoksulluk ve gelir eşitsizliğe mücadelesinin İŞİD ve benzeri örgütlerle mücadelenin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Gelir eşitsizliği ile mücadele 1960’larda esasen ulusal müdahaleler gerektiren sınıfsal bir hadiseydi. Artık yüzde 65 küresel müdahale gerektiren bir hadise haline dönüştü. Yeni dünya işte. Şimdi merkezde alınan kararlar bizim gibi ülkeleri doğrudan etkiliyor. Bunu değiştirebilmek mümkün değil. Küresel ölçekte daha kapsayıcı bir istihdam ve büyüme stratejisi ve bir politika işbirliği gerekiyor. İşbirliği olmazsa karşımızda yine tedarik zincirlerinin sağlıklı işleyişini bozacak bir eğilim var. Ne oluyor? G20nin önemi azalmıyor artıyor.
  www.prudential.com.kh  
I don’t know why I like imagining a moment when I stare at the Arabic letters with an uncomprehending look on my face, and turning that moment over and over in my head. Perhaps it is because I have absolutely no recollection of such a moment.
Arapça harflere anlamaz gözlerle baktığım bir anın hayalini kurup bu anı aklımda evirip çevirmekten neden hoşlandığımı bilemiyorum. Belki böyle bir anı hiç hatırlamadığım içindir. Birçok izleyicisi için geçerli olduğunu tahmin ettiğim gibi benim için bu eser, Atatürk imgesinin altında "insan" yazdığını öğrendiğim an "başlamıştır". Sanırım bu eseri gördüğümde sanatçı yanımdaydı, belki de Atatürk imgesinin altında ne yazdığını kendisi söylemişti bana. O an imge ile söz eşleşmiş, yüzleşmiş, neredeyse çarpışmış olmalı. Ve o andan itibaren zihnimdeki tartışma, kavramsal bir zemine taşınmıştır. Diğer tüm izlenimler -Atatürk'ün yüz ifadesi, sözün Arapça oluşu bile- daha az önemsenir artık, çünkü söz ağır basmıştır. Artık burada sorulan, "bu eşleşmenin (Atatürk = İnsan) anlamı ne?" olacaktır. Belki bazıları "bu eşleşmeyi yapanın niyeti ne?" veya düpedüz "bu eşleşme doğru mu?" sorusunu soracaktır. Bu soruların cevapları belirgin değildir. Hatta birbirleriyle çeliştiği halde hepsi de doğru gibi gözüken türlü cevapları olabilir: Atatürk insan mıdır? Elbette. Peki ya buradaki imge? Bir beyin yıkama aygıtının emrinde kanı canı çekilinceye kadar kopyalanıp hoyratça deforme edilen bu imge, ne kadar "insandır"? Söylemek zor. Acaba sanatçı, imgenin insan olma halinden -ve bir bakıma kendi gerçekliğinden- ne denli uzak düştüğünü mü göstermektedir bize? Bu durumda gerçekçi ve hümanist vurguları olan bir tavırdır bu, Atatürk'ün otoriter bir figür olarak kutsallaştırılmasına getirilmiş bir eleştiridir.