lui donner – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      25 Results   17 Domains
  www.riminifiera.it  
Toute âme qui a péché, si elle possédait tout ce qu'il y a sur la terre, voulut lui donner en rançon (Coran 10:54)
Zulmetmiş olan herkes bütün yeryüzüne malik olsaydı,azabı gördükleri zaman hepsi içteniçe pişmanlık duyarakkendisini kurtarmakiçin onu feda ederdi (Kuran-ı Kerim 10:54)
  wordplanet.org  
14 David lui dit: Comment n'as-tu pas craint de porter la main sur l'oint de l'Éternel et de lui donner la mort?
14 Davut, "RAB'bin meshettiği* kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?" diye sordu.
  7 Hits arabic.euronews.com  
Le chef d‘état major de l’armée, le général Abdel Fattah al-Sissi, a appelé ce mercredi les Egyptiens à manifester vendredi en masse et à lui donner ainsi un… 24/07/2013
Mısır’da darbe ile görevinden alınan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için mahkeme tarafından ilk resmi suçlama geldi. Savcı Hasan Samir, Mursi’nin, hakkında… 26/07/2013
  www.if-ic.org  
De maléfiques parasites veulent compresser la planète pour lui donner une forme carrée.
Kötü yaratıklar gezegeni bir küp şekline dönüştürmek istiyor.
  www.pcloud.com  
Choisissez ensuite Inviter sur le Dossier. Saisissez l'adresse email de votre ami, sélectionnez les autorisations que vous souhaitez lui donner (Afficher ou Éditer) et envoyez-lui une invitation par le biais de la plateforme pCloud.
pCloud'un web uygulaması size diğer üyeleri klasörlerinize davet etmek ve onların sizin içeriğinizi Görmek ve/veya Düzenlemek gibi benzersiz seçenekler sunuyor. Üyeleri sizin klasörünüze davet etmek için klasörünüzün sağ tarafında bulunan Dişli Çark butonuna tıklayın. Bir açılır menü belirecektir. Listedeki ikinci olan Paylaş butonuna tıklayın. Sonra Klasöre Davet et seçin. Arkadaşınızın e-posta adresini girin, ona vermek istediğiniz izinleri seçin (Görebilir veya Düzenleyebilir) ve pCloud platformu üzerinden ona davetiye gönderin.
  clashroyale.com  
La fournaise est très peu utilisée, alors nous avons pensé qu'il était temps de la remanier. Son coût en élixir plus faible, associé à une durée de vie et des points de vie réduits pour l'équilibrer, devrait lui donner plus de chances.
Fırının kullanım oranı çok düşük olduğu için küçük bir düzeltme gerçekleştirdik. Daha düşük İksir maliyeti ile birleştirilen düşürülmüş isabet puanı ve ömür onu artık uygulanabilir bir seçim hâline getirdi.
  www.kispi.uzh.ch  
„ „Si vous allaitez encore votre bébé, continuez simplement à le faire un peu Les vomissements, la diarrhée, éventuel- plus souvent. Vous pouvez lui donner lement la fèvre, le rhume et la toux sont des solutions d'électrolytes au biberon les symptômes de la gastro-entérite.
virüs enfeksiyonundan kaynaklanır. Anti- „ „ Çocuğunuzu hâlâ emziriyorsanız, buna biyotikler tıpkı gerçek gripte olduğu gibi daha sık aralıklarla emzirmek suretiyle virüsler üzerinde bir etkileri olmadığından devam edin. Ek olarak biberonla elek- fayda etmezler.
  www.margaknaven.nl  
Après la réalisation des rapports cliniques, les investigateurs ont le droit de publier les résultats principaux de l′étude dans un journal scientifique. Les articles doivent être présentés au sponsor avant de les soumettre à l′éditeur, pour lui donner la possibilité d′affirmer les droits de brevet et de critiquer les erreurs.
İstatistiksel raporun hazırlanmasından sonra araştırmacıların ilgili çalışmanın önemli verilerini bilimsel bir dergide kendi adlarına yayınlama hakkı, hatta mümkünse zorunluluğu vardır. Sponsorlara patent hakklarının korunmasına imkan tanınması ve hata düzeltme haklarının sağlanması için makale yayıncıya verilmeden önce sponsora gösterilmelidir. Yayınların kalitesini arttırabilmek için önemli bilimsel dergilerin editörleri sadece resmi kayıt altına girmiş çalışmaları yayınlama kararı almışlardır. Yazar: E.G.F.
  2 Hits www.imobie.com  
Seules quelques demandes d’asile reçoivent une réponse positive, vous devrez donc envisager si votre oncle pourrait venir dans le pays à un autre titre. Il pourrait, par exemple, avoir des liens familiaux avec le Royaume-Uni pouvant lui donner le droit d’être dans le pays jusqu’à ce que les choses se calment dans son pays.
BK mültecilerle iligili bir Birleşmiş Milletler Konvensiyonu imzalamıştır, bu da, kendi ülkelerinde zulüm görme riski olan kişilere iltica hakkı tanıması anlamındadır. İltica başvurusu yapma süreci oldukça karışıktır, o yüzden amcanızın hali hazırda, iltica etme hakkı olup olmadığını anlamak üzere uzman birisine danışmalısınızdır. İltica talebinde bulunanların sadece çok az bir kısmı başarılı olmaktadır, bu yüzden de, amca/dayınızın bu ülkeye başka bir şekilde gelip gelemeyeceğini düşünün. Örneğin, ona ülkesinde durum sakinleşene kadar burada kalma hakkı verebilecek, BK’la aile bağlantıları olabilir.
  fr.euronews.com  
Le président de la partie nord du pays, Omar el-Bechir, a promis qu’il allait punir le Sud-Soudan, et lui donner une leçon par la force. Le pays est divisé… 19/04/2012
Sudan yönetimi, petrol zengini Heglig kentini geri aldığını belirtti. Sudan Savunma Bakanı Abdürrahim Muhammed Hüseyin, askerlerin kentin kontrolünü ele… 20/04/2012
  www.naxosimperial.com  
Entièrement personnalisable : vous pouvez l’intégrer à vos systèmes existants, lui donner les couleurs de votre entreprise, et le configurer pour votre langue et votre devise
Dil, yerel para birimi desteği ve tam kişiselleştirme ile mevcut sistemizine entegre edilerek kurumsal kimliğinize uyum sağlar
  2 Hits www.nato.int  
Et si l’on considère l’une des autres déclarations de Wael Ghonim - «Si vous voulez libérer une société, il suffit de lui donner accès à Internet » - l'idée commence à paraître naïve.
Bir de Ghonim’in diğer söylediklerine bakarsak “ bir toplumu özgür kılmak istiyorsanız insanlarına İnternet erişimi verim – bu fikir pek toyca görünüyor.
  www.gnu.org  
Cela devint une tradition, quand vous écriviez à partir de zéro un programme similaire à un programme existant (imaginons que son nom était « Klever »), de lui donner un nom en acronyme récursif, tel que « MINK » pour
İnsanlar bazen BSD'nin de GNU/Linux gibi, GNU'nun bir çeşitlemesi olup olmadığını soruyorlar. Değildir. BSD geliştiricileri, GNU Projesi örneğinden esinlenerek kodlarını birer özgür yazılım haline getirmeye karar vermişlerdir. GNU gönüllülerinin açık açık yaptığı çağrılar, onların kodları özgürleştirmeye başlamak için ikna olmalarını sağlamıştır. Fakat BSD kodları GNU'nunkiler ile pek örtüşmez.
  www.zanzu.de  
Les mamelons sont très sensibles. Toucher ou caresser les mamelons d’une femme peut lui donner du plaisir sexuel. Lorsqu’une femme est excitée, ses mamelons durcissent. Les mamelons peuvent également durcir pour d’autres raisons, par exemple quand ils sont froids.
Meme uçları oldukça hassastır. Meme uçlarına dokunulması veya okşanması bir kadına cinsel memnuniyet verebilir. Bir kadın uyarılırsa, meme uçları sertleşir. Meme uçları başka nedenlerden dolayı da sertleşebilir, örneğin üşüdüğünde sertleşebilir.