armoede – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot 15 Results  www.nato.int
  'Vrouwen zijn tegenwoor...  
of de aanpak van armoede, eigenlijk veel belangrijker zijn
Önemli kararların alınmasında kadınların on yıl önce umduğumuz oranda
  NATO Review - Hoe terro...  
Begint het zo? Armoede, ziekte en hopeloosheid worden wel gezien als de perfecte ingrediënten voor de werving van toekomstige terroristen
Böyle mi başlıyor? Bazıları fakirlik, hastalık ve umutsuzluğu geleceğin teröristlerini yaratmanın en mükemmel yolları olarak görüyorlar.
  NATO Review - Hoe terro...  
Pogingen om de humanitaire hulp uit te breiden, zonder er voorwaarden aan te verbinden, zouden de Verenigde Staten in staat stellen meer te doen aan honger, ziekten en armoede, terwijl het aanzienlijke voordelen zou opleveren voor hun reputatie en het gevaar voor terreur zou verlagen.
Karşılıksız insani yardımın genişletilmesi ile ilgili çalışmalar sonuçlanırsa ABD bir yandan açlık, hastalık ve fakirlik konusunda daha çok şey yaparken bir yandan da kendi konumu ve terör riskini azaltma konusunda da önemli yararlar sağlayacaktır.
  NAVO Kroniek - Bevolkin...  
Er zullen vermoedelijk geopolitieke spanningen ontstaan tussen de landen in alle drie deze categorieën over zowel fossiele brandstoffen (kolen, olie en gas) en energiebronnen met een laag CO2 gehalte. Toegang tot voldoende, betaalbare energie ligt ten grondslag aan industrialisatie, en het opkomen uit de armoede, economische groei en de postindustriële samenleving.
Bu üç gruptaki ülkeler arasındaki jeopolitik gerginlikler büyük olasılıkla hem fosil yakıtlar (kömür, petrol, ve gaz) hem de düşük karbon içerikli enerji kaynaklarından dolayı ortaya çıkacaktır. Ulaşılabilir ve bol bulunan enerji, sanayileşmenin, fakirlikten kurtulmanın, ekonomik büyümenin ve sanayi sonrası toplumun temelidir.
  NATO Review - Voedsel e...  
Terwijl het Wereldvoedselprogramma waarschuwt dat de armoede in de steden toeneemt ( waardoor ook de instabiliteit stijgt), waarschuwt de Wereldgezondheidsorganisatie dat in 2015, 700 miljoen mensen zullen lijden aan obesitas.
Haiti ve Kamerun’daki ayaklanmalar, Fildişi Sahili’ndeki şiddetli protestolar, ve Moritanya, Mozambik, Senegal, Özbekistan, Yemen, Bolivya, Endonezya ve diğer ülkelerdeki ateşli gösterilerin hepsi artan gıda fiyatlarının neden olduğu istikrarsızlığın bir kanıtı. Dünya nüfusunun yüzde 13’ü aşırı yoksulluk nedeniyle yetersiz beslenirken 2 milyar kadar insan da dönem dönem gıda güvenliğini kaybediyor.
  NATO Review - Afghanist...  
De internationale gemeenschap moet zich nu gaan richten op de werkelijkheid die zij kent. Dat houdt onder meer in, de laagste levensverwachting ter wereld, armoede, een slechte gezondheidszorg en slecht onderwijs.
Artık uluslararası toplum bilinen gerçekler üzerinde yeniden odaklanmak zorundadır. Bu gerçeklerden biri Afganistan’ın dünyadaki en düşük ortalama yaşam süresine sahip olmasıdır. Fakirlik, sağlık hizmetlerinin ve eğitim yetersizliği de bu gerçeklerdendir. Ülkeye (yetersiz de olsa) yardım ve para akmasına rağmen diğer hizmetlerin hala yetersiz olması da yine bu gerçeklerden bazılarıdır.
  Nato Review  
In de meeste gebieden buiten de hoofdstad blijft de economie ernstig onderontwikkeld, met uitzondering van de handel in narcotica en de georganiseerde misdaad. Terugkerende vluchtelingen en ontheemden staat extreme armoede te wachten en de kansen om hun leven weer op te bouwen, zijn uiterst schaars.
Uyuşturucu konusu bir diğer sorundur. Afyon üretmek amacıyla haşhaş ekimi ülkenin kırsal kesimlerinde kanser gibi yayılıyor. Nitekin Afganistan halen Avrupa’da tüketilen eroinin % 95’ini, dünya tüketiminin ise % 75’ini karşılamaktadır. Uyuşturucu geleneksel olarak tutucu bir toplum olan Afganistan’ın ahlaki ve kültürel dokusunu kemirmektedir. Yöresel otoritelerini kaybetmek korkusu ile merkezi hükümeti tanımayan asi komutanların emrinde büyük, özel ordular var. Silahlarını bırakmayı kabul eden komutanların ise ellerinde askerlerine sunabilecekleri ekonomik bir alternatif yok.
  De financiële crisis: e...  
Veiligheidsbedreigingen nemen over het algemeen af, als de internationale bedrijvigheid toeneemt. Mondialisering door handel en financiën heeft geleid tot een ongeëvenaarde welvaart en een kans voor miljarden mensen over de gehele wereld om zichzelf uit de armoede te tillen.
Ekonomik politika ve ulusal güvenlik politikası karşılıklı olarak birbirlerini pekiştirir. İkinci Dünya Savaşından beri ekonomik ortaklarımızın birçoğu aynı zamanda müttefikimiz olmuştur. Uluslararası iş yapma zorunluluğu arttıkça güvenliğe yönelik tehditler azalır. Ticaret ve finans vasıtasıyla küreselleşme daha önce benzeri görülmemiş bir servetin yanı sıra dünyadaki yüzlerce milyon insanın fakirlikten kurtulması için fırsat yaratmıştır.
  Nato Review  
Een luchtmacht met piloten die te weinig vlieguren maken en dus niet klaar zijn voor een gevechtssituatie, een landmacht met materieel dat niet goed werkt, zijn voor de Midden- en Oost-Europese staten en voor de NAVO in haar geheel van weinig nut. De relatieve armoede van deze landen betekent dat zij, zelfs met een bescheiden verhoging van de defensie-uitgaven, niet in staat zullen zijn echt veel meer aan hun defensie uit te geven.
Bu konuda başka bir seçenek de rollerin belirlenmesi olabilir. Bir başka deyişle, her ülke kaynaklarını güçlü olduğu alanlara kaydırıp diğer bazı yeteneklerden vazgeçebilir. Örneğin, Çek Silahlı kuvvetleri nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı savunma konusunda uzmanlık sahibidir. Eğer bu yaklaşım benimsenirse (hatta sadece bir kısmı benimsense bile) hangi uzmanlık yeteneklerinin gerekli olduğu, hangi devletlerin bunları sağlayabileceği, ve diğer devletlerin kendi kaynaklarını nasıl başka alanlara yönlendirebilecekleri konularının NATO ve AB düzeyinde topluca görüşülmesi gerekecektir.