|
|
Barany titizlikle yaptığı araştırmalarında çeşitli söyleşi ve belgelerden yararlanıyor ve çok az bilinen ayrıntıları gün ışığına çıkarıyor. Ancak yazar adayların katılım öncesi yükümlülüklerini yerine getirmekteki başarısızlıklarına dikkati çektikçe, genişleme sürecinin olumlu etkisi daha belirginleşiyor. Okuyucu NATO üyeliği arzusunun Slovakya’da Vladimir Meciar’ın 2002 yılında yeniden iktidara gelmesini önlemekte, Slovenya’yı Balkanlar’da biraz daha çok işin içine çekmekte, ve Romanya’nın azınlık yasasının iyileştirilmesinde önemli bir rol oynadığını görüyor. Ayrıca Barany’nin yeni üyelerin askeri yeteneklerini küçümsemesi de, Polonya’nın Irak’taki varlığı, Çek Cumhuriyeti’nin NATO’nun yeni anti-KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer) taburunda oynadığı önemli rol, ve tüm yeni üyelerin NATO’nun barışı koruma operasyonlarına yaptıkları önemli katkılar gibi son gelişmelerin ışığında anlamsız kalıyor. Nitekim, Barany’nin de itiraf ettiği gibi, eski üyelerin çoğu da GSMH’larının yüzde 3’ünü savunma harcamalarına ayırmak gibi önemli bazı şartları karşılayamıyorlar. Barany ilerlemeyi yasalara harfiyen uymakla ölçerken bugünkü Orta ve Doğu Avrupa dönüşüm sürecinin devrimci niteliğini gözden kaçırıyor.
|