zijden – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot 53 Results  www.nato.int  Page 3
  Georganiseerde misdaad ...  
Het is iets dat beide zijden van elkaar hebben geleerd.
Bu, her iki tarafın birbirinden öğrendiği bir şey.
  Nato Review  
Het nieuwe akkoord tussen de EU en de NAVO, heeft het potentieel om niet alleen de Europese veiligheid te transformeren, maar ook de transatlantische relatie. Door het mogelijk te maken dat bij operaties onder leiding van de EU gebruik gemaakt wordt van NAVO-middelen en vermogens, kunnen beide zijden van de Atlantische Oceaan voordeel behalen.
Bu yeni NATO-AB anlaşması sadece Avrupa’nın güvenliğini değil, Atlantik ötesi ilişkileri de uyarlayacak bir potansiyele sahiptir. AB başkanlığında yürütülecek operasyonlarda NATO varlıklarının kullanılmasına olanak sağlamak Atlantik’in iki yakası için de bir kazanç olacaktır. Böylece Avrupa Birliği güvenlik konusunda ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösterme şansına sahip olacaktır. Ve, eğer zaman içerisinde Balkanlar’da istikrar sağlama sorumluluğu NATO’nun omuzlarından kaldırılırsa, özellikle ABD kuvvetlerinin diğer acil konularla ilgilenmesi kolaylaşacaktır. Bu da ABD ve daha olgunlaşmış bir Avrupa arasında yeni ve daha adil bir sorumluluk paylaşımı yapılmasına yardımcı olacaktır.
  Nato Review  
De NRF zal de risico's beter verdelen door meer Bondgenoten bij feitelijke operaties te betrekken en hen niet, bij gebrek aan beter, alleen te vragen voor postconflicttaken. Door de beste troepen bijeen te brengen van beide zijden van de Atlantische Oceaan, zal de NRF ook als katalysator dienen voor de noodzakelijke transformatie van alle Bondgenootschappelijke troepen.
Prag Zirvesi’nde yetenekler konusunda gerçekleştirilen bir başka atılım ise bir NATO Mukabele Gücü’nün (NMG/NRF) kurulması için alınan karardı. Bu son derece modern kuvvet İttifak’a yeni tehditler karşısında hızla ve etkili şekilde mukabele etme yeteneğini kazandıracaktır. NMG, daha çok sayıda Müttefiğin operasyon sonrası sorumluluklardan ziyade operasyonlarda faal olarak yer almasını sağlayarak risk dağılımını dengeleyecektir. Atlantik'in iki yakasındaki en iyi kuvvetleri bir araya getirecek olan NMG aynı zamanda Müttefik kuvvetlerinin dönüşümünde bir katalizör görevi de görecektir. Çok kısa bir zamanda çok önemli bir fikir birliğine ulaşıldığını bir kez daha tekrarlamak istiyorum.
  China’s economie: haar ...  
Voor beide zijden zitten er een aantal aantrekkelijke kanten aan deze deals. Voor de Afrikaanse staten, biedt China een bron van hulp- en investeringsgelden, die niet direct gekop-peld zijn aan bestuurlijke hervormingen of andere politieke criteria.
Bu anlaşmaların her iki taraf için de çeşitli çekici tarafları vardır. Afrika devletleri açısından Çin yönetişim reformu veya diğer siyasi kriterlere bağlı olmaksızın derhal hem yardım hem de yatırım kaynağı sunmaktadır. Çin açısından yatırım öncelikle bir iş kararıdır. Ancak Çin açısından önemli bir ikincil konu da diğer devletlerin işlerine karışmama konusundaki yeni görüşünü tanıtmaktır. Çin’in Tibet ve Tayvan’ın siyasi statüleri ve Uygur ayrılıkçılar konusundaki hassasiyeti göz önüne alınırsa, bu mantıklı bir harekettir.
  China’s economie: haar ...  
Hoewel het op dit moment aantrekkelijk is voor beide zijden, is het de vraag of het op de langere termijn ook in het belang is van de Afrikaanse staten. Er zijn al berichten geweest over Chinese investeerders die zich teruggetrokken hebben uit investeringsprojecten in verscheidene Sub-Saharische Afrikaanse staten, en dat er van investering in de infra-structuur slechts weinig te zien is.
Ancak her iki tarafa da cazip gelse de, bu durumun uzun vadede Afrika devletlerinin çıkarına olup olmayacağı tartışılabilir. Daha şimdiden Çinli yatırımcıların birçok Sahra altı ülkesindeki projelerinden vazgeçtikleri, ve altyapı yatırımlarının çok yavaş hayata geçirilebildiği konusunda raporlar gelmektedir.
  NATO Review - Afghanist...  
Anthony Cordesman’s werk op het CSIS (Centrum voor Strategisch en Internationale Studies) is niet alleen prijzenswaardig omdat het ons eraan herinnert, dat we de manier waarop we de militaire en politieke ontwikkelingen in Afghanistan meten en analyseren moeten herzien, maar vooral ook omdat hij laat zien dat dit een Afghaans en Pakistaans regionaal probleem is. Een mediaoffensief met een sterk Afghaans/Pakistaans/Pashtun gezicht, dat aan beide zijden van de grens wordt gevoerd, moet de Talibaan uitdagen om te rechtvaardigen wat ze doen – en waarom.
Anthony Cordesman’ın Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde (Center for Strategic and International Studies-CSIS) yürüttüğü çalışmalar övgüye değer – sadece Afganistan’daki askeri ve siyasal gelişmeleri inceleme ve ölçme yöntemlerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini hatırlattığı için değil, aynı zamanda bunun Afganistan ve Pakistan’ın bölgesel sorunu olduğunu da hatırlattığı için. Sınırın her iki tarafında yürütülecek güçlü bir Afgan/Pakistan/Pashtun medya kampanyası Taliban üyelerini eylemlerini ve nedenlerini açıklamaya zorlayabilir.
  Nieuwe uitdagingen - ni...  
Voor het eerst, koppelt de NAVO systematisch het werk aaneen, op terreinen die de veiligheid van de Bondgenoten aan beide zijden van de Atlantische Oceaan aangaan: terrorisme, internetaanvallen, bedreiging van de energieaanvoer, en de verspreiding van massavernietigingswapens.
NATO Genel Sekreteri General Anders Fogh Rasmussen tarafından kurulan Yeni Güvenlik Tehditleri Bölümü sadece örgüt içi bir atılım değildir; bu yeni oluşum aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj da taşımaktadır. NATO, terörizm, siber saldırılar, enerji kaynaklarına yönelik tehditler, ve kitle imha silahlarının yayılması gibi Atlantik’in iki yakasındaki müttefiklerini giderek daha çok etkileyecek alanlardaki çalışmaları sistematik biçimde bir araya topluyor.
  Nato Review  
Er kan ook winst worden geboekt door innovatieve plannen voor aanschaf en verwerving, zoals het leasen van bepaalde defensiemiddelen. Meer samenwerking in de defensie-industrie, zowel in Europa als tussen de twee zijden van de Atlantische Oceaan, zal ook bijdragen tot de opbouw van meer en grotere vermogens voor hetzelfde geld.
Savunma bütçelerinde büyük artışlar olmasa bile öncelikleri yeniden saptayarak, rollerde uzmanlaşmaya gidilerek, ve çokuluslu işbirliği vasıtasıyla daha büyük yetenekler oluşturulabilir. Gerek Avrupa dahilinde gerekse Atlantik’in iki yakası arasındaki savunma sanayisi konusundaki işbirliğinin artması, aynı harcamayla daha fazla ve daha büyük yetenekler oluşturulmasına imkan sağlayacak.
  NATO Review - Afghanist...  
De Talibaan zijn goed, of ‘effectief’, op lokaal niveau, wanneer ze op simplistische wijze communiceren naar de Pashtun gemeenschap – aan beide zijden van de grens. Hier zijn het de algemeen geldende tribale waarden en taal die hun een groot voordeel geven op wat naar mijn mening de tamelijk ‘rammelende’ Westerse benadering is.
Taliban yerel düzeyde, sınırın iki yanındaki Pashtun toplumuyla olan iletişiminde gayet başarılı ve etkili. Batının “hantal” yaklaşımına karşı aşiretlerin ortak değerlere ve ortak bir dile sahip olmaları bu konuda Taliban’a avantaj sağlıyor. Taliban yerel halkın endişe duyduğu konuları yansıtmakta çok başarılı — örneğin, haşhaşın kökünün kurutularak halkın geçim kaynaklarının ortadan kaldırılması, kafirlerin namus ihlalleri, ve sivil halkın uğradığı can ve mal kaybı.
  NAVO Kroniek - De NAVO ...  
Hij was het resultaat van een toenemende strategische onenigheid tussen Rusland en de NAVO, waarin beide zijden verschillende, met elkaar botsende conclusies trokken uit hetzelfde bewijsmateriaal: van de “kleurrevoluties” in Georgië en Oekraïne tot de geschillen over gas tussen Gazprom en Naftohaz Ukraini.
Rusya-Gürcistan savaşı NATO-Rusya ilişkilerinde önemli bir döneme rastladı. O sıralar Rusya ve NATO arasındaki stratejik uyumsuzluk giderek artmıştı. Her iki taraf ta aynı kanıttan farklı sonuçlar çıkarıyordu – Ukrayna ve Gürcistan’daki “değişik renkli devrimler”den Gazprom ve Naftohaz Ukraini arasındaki doğal gaz anlaşmazlıklarına kadar.
  Nato Review  
Hoewel de NAVO-lidstaten voor een brede reeks veiligheidsuitdagingen en -problemen staan, staat de dreiging van het terrorisme aan beide zijden van de Atlantische Oceaan centraal in het veiligheidsbeleid.
NATO üyesi devletler geniş bir yelpaze oluşturan çeşitli güvenlik tehditleri ile karşı karşıya olmalarına rağmen terörizm tehdidi Atlantiğin iki yakasında da güvenlik politikalarının odak noktası haline gelmiştir. Ülke içi çatışmalar ve başarısız devletler de güvenlik konusundaki endişeler arasında yer almakta ve barış ve istikrar operasyonlarını politik bir öncelik haline getirmektedir. Bu arada otoriter devletler bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Kitle imha silahlarının yayılması veya yayılma tehdidi, ve bu silahların savaşta kullanılması olasılığı Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerle krizler yaşanmasına yol açmaktadır. Organize suçlar yolsuzluk ve korku doğurur ve kaynakların yasal ekonomik faaliyetler ve diğer hukuk ve düzen öncelikleri dışında kullanılmalarına neden olur. Yasadışı göçler ve göçmen toplumlarının sosyal entegrasyonundaki eksiklikler ırk ve din ayırımına dayanan bir alt sınıf oluşturabilir, aşırı uçları tetikleyebilir, ve toplumda kimlik sorunundan kaynaklanan şiddeti körükleyebilir. NATO ülkelerinin yabancı enerji kaynaklarına bağımlılığı arttıkça enerji güvenliği konusu da giderek endişe yaratmaya başlamıştır. Son olarak, iklimlerdeki değişimler ve çevrenin bozulması, çevresel faktörlerden kaynaklanan çatışmalarda ve aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkilerinde bir artışa neden olacaktır.
  NAVO Kroniek - De NAVO-...  
James Sherr van Chatham House betoogt dat verschillen in visie aan beide zijden van de NAVO-Rusland relatie blijven leiden tot ongewenste resultaten. En tot die hindernis geslecht is, zal samenwerking niet tot harmonie leiden zo betoogt hij.
Robert Pszczel NATO’nun Rusya’daki yüzüdür. Pszczel Moskova’daki NATO Enformasyon Dairesi Başkanı olarak hem NATO’nun Rusya ile gelişen ortaklığı konusunda konuşuyor, hem de bu konudaki fikirleri dinliyor. Bu yazıda bu konuda bilgi veriyor ve neden iyimser olunması gerektiğini açıklıyor.
  raketverdediging  
James Sherr van Chatham House betoogt dat verschillen in visie aan beide zijden van de NAVO-Rusland relatie blijven leiden tot ongewenste resultaten. En tot die hindernis geslecht is, zal samenwerking niet tot harmonie leiden zo betoogt hij.
Chatham House’dan James Sherr tarafların farklı düşüncelerinin NATO-Rusya ilişkisinde devamlı istenmeyen sonuçlara yol açtığını, ve bu köprü aşılmadığı sürece işbirliğinin bu ilişkiye bir uyum getirmeyeceğini savunuyor.
  NAVO Kroniek - Het is t...  
Inertie en sterke vooroordelen oefenen aan beide zijden een enorme invloed uit, maar in de discussies stapte men af van de retoriek van geloof en emotie en men betrad het domein van de rede. De discussie heeft belangrijke details aan de dag gebracht betreffende de technologische compatibiliteit en politieke mogelijkheden.
Atalet ve önyargı her iki tarafta da hala çok güçlü, ama tartışmalar inanç ve duygu boyutunu aşıp mantık çerçevesine girdi. Ayrıca tartışmalar teknolojik uyum ve siyasi seçeneklerle ilgili önemli ayrıntıları ortaya çıkardı.
  NATO Review - Partnersc...  
In de afgelopen zes jaar hebben de NAVO en China geleidelijk enkele officiële contacten gelegd en academische uitwisselingen gerealiseerd, die voor beide zijden de weg hebben gebaand om uit de schaduw te treden die veroorzaakt is door het bombardement op de ambassade in Belgrado.
Geçtiğimiz altı yıl içinde NATO ve Çin aralarında yavaş yavaş bazı resmi temaslar ve akademik değişimlerde bulunmaya başlamışlardır; bu da her iki tarafın da Belgrat büyükelçiliğinin bombalanması olayını arkalarında bırakmaya başladıklarını gösterir. Eğer NATO ve Çin bu karşılıklı anlayışı daha da kuvvetlendirirlerse, aralarında bir tür resmi ilişki kurmaları mümkün olabilir. Ancak bu iki taraflı bir iştir; NATO ve Çin birlikte çaba sarf etmek zorundadırlar.
  NAVO Kroniek - Het is t...  
De discussie draaide op niets uit. maar toch werden, misschien voor de eerste keer, door beide zijden specifieke argumenten aangedragen. Ze zeiden niet gewoon “dit is onmogelijk, omdat het nooit kan gebeuren,” maar ze legden uit waarom het onmogelijk is.
Tartışmalar bir sonuca varmadı. Ancak belki de ilk defa olarak taraflar net iddialar ileri sürdüler. Sadece “bu mümkün değil çünkü hiç bir zaman olamaz” demek yerine neden imkansız olduğunu açıkladılar. Bir başka deyişle, tartışma inanç söylemlerinin ötesine geçmeyi başardı.
  Nato Review  
Maar de politiek is onderhevig aan andere regels. Er zijn gevallen waarin beide zijden winnen. In het nieuwe mondiale tijdperk heeft dit een zeer specifieke en tastbare betekenis.
Ama politikada hakim olan kurallar farklıdır. Her iki tarafın da kazandığı durumlar vardır. Yeni küresel çağda bunun belirli ve somut bir anlamı vardır.
  NAVO Kroniek - De NAVO ...  
beide zijden lijken het eens te zijn dat ze het oneens zijn over sommige onderwerpen die hun vroeger verdeeld hielden, voornamelijk de Russisch-Georgische oorlog
her iki taraf ta daha önce aralarında sorun yaratan konularda, özellikle Rusya-Gürcistan savaşı konusunda, adeta anlaşmamaya karar vermişler gibiydi
  Nato Review  
Het Transformationeel Commando zal tot taak krijgen te zorgen dat transformatie aan beide zijden van de Atlantische Oceaan plaatsvindt. Transformatie is een brug die openstaat voor tweerichtingsverkeer.
Dönüşüm Komutanlığı dönüşümün Atlantik'in her iki yakasında da gerçekleşmesini garanti etmekle görevlendirilecek. Dönüşüm herkesin yararlanabileceği çift yönlü bir köprü gibi düşünülebilir. Avrupalılar da, Amerikalılar da dönüşüme katılabilirler. Fikirlerin tartışılıp değerlendirilmesi ve dönüşüm sürecinde bize yardımcı olacak sistemlerin geliştirilmesi ve edinimi için adeta ortak bir “okul binası” olmalı.
  China  
Het Westen en China klagen beide over toenemende cyberaanslagen. In deze video zien we hoe beide zijden hun verdediging versterken.
Asya’nın diğer bölgeleri gazete manşetlerinde sık sık yer alıyorlar; ancak bugünlerde Orta Asya ülkelerinin önemli kaynaklarına, konumlarına ve ittifaklarına duyulan ilgi giderek artıyor.
  NATO Review - Partnersc...  
Wat echter vaak niet begrepen wordt, is dat de gevolgen aan beide zijden voelbaar zijn.
Ancak bu etkileşimin iki taraflı olduğu genellikle pek iyi anlaşılamamakta.
  Het toenemend belang va...  
Het Westen en China klagen beide over toenemende cyberaanslagen. In deze video zien we hoe beide zijden hun verdediging versterken.
Gerek Batı gerek Çin artan siber saldırılardan şikayet ediyorlar. Burada her iki tarafın savunmalarını nasıl güçlendirdiklerini izliyoruz.
  Veiligheid en de gevolg...  
Door binnen de NAVO de lasten te delen, kunnen individuele Bondgenoten een veel hoger niveau van veiligheid verwezenlijken dan met welke nationale benadering dan ook – en tegen lagere kosten.Maar deze collectieve verzekeringspolis betekent, dat ook de premies regelmatig moeten worden betaald. Alle Bondgenoten, aan beide zijden van de Atlantische Oceaan, moeten de politieke wil tonen om te blijven investeren in defensie, en een eerlijk deel te investeren in de NAVO.
Müttefikler bireysel olarak NATO'nun yükünü paylaşarak herhangi bir ulusal yaklaşımın sağlayabileceğinden çok daha fazla başarı elde edebilirler--hem de daha düşük maliyetle. Ancak bu toplu sigorta garantisi politikası tüm primlerin ödenmesini gerektirir. Atlantik'in iki yakasındaki tüm müttefikler savunmaya yatırım yapmayı sürdürecek, NATO'ya kendi paylarına düşen yatırımı yapacak siyasi iradeye sahip olduklarını göstermek zorundadırlar.
  De nieuwe moordvelden?  
Het is moeilijk een algemene uitspraak te doen over de opstanden in het gehele AfPak-gebied, omdat er zo veel groepen tegen de staat opereren aan beide zijden van de Durrand Line, en zij gedragen zich niet altijd op dezelfde manier.
AfPak sınırına yayılmış isyancılar hakkında bir genelleme yapmak zordur zira Durrand hattının iki yakasında çeşitli tekfirci gruplar bulunmaktadır ve bu gruplar her zaman aynı şekilde davranmazlar. Aşırı uçtaki liderlerin bölgelerindeki sempatizanlarından nakit bağış talep ettikleri ve bu bağışı aldıklarına dair raporlar gelmeye devam etmektedir.
  NATO Review - Nieuwe me...  
Vaughan Smith verliet het Britse leger 20 jaar geleden als kapitein en werd onafhankelijk videojournalist. Drie maanden later filmde hij een groep vechtende mujahedin buiten Kandahar. Hij vertelt de NAVO Kroniek wat hij aan beide zijden van de medialijn aantrof.
Vaughan Smith 20 yıl önce binbaşı rütbesiyle İngiliz ordusundan ayrılarak bağımsız video gazeteciliğine başladı. Üç ay sonra Kandahar dışında, savaşmakta olan bir grup mücahidi, filme alıyordu. Vaughan Smith medya’nın iki yanında gördüklerini NATO Dergisi’ne anlatıyor.
  NATO Review - Boekarest...  
Deze twee evenementen brachten mensen uit de praktijk, academici en diplomaten bijeen van beide zijden van de Atlantische Oceaan. Naast de bredere parameters van de civiel-militaire samenwerking werd er ook gekeken naar de specifieke kenmerken van de NAVO-samenwerking met internationale organisaties.
NATO’nun resmi olarak izlediği yola ek olarak gayrı resmi düzeyde diyaloglara, fikir alışverişine ve NATO’nun sivil-asker işbirliğinden aldığımız dersleri toparlamaya devam etmemiz önemlidir. Transatlantik tartışmalara bir katkı olarak Washington DC’de iki çalıştay yapıldı. Bu çalıştayın ev sahipliğini Danimarka Büyük Elçiliği ve Milli Savunma Üniversitesi, Teknoloji ve Ulusal Güvenlik Politikası Merkezi paylaştılar.
  De nieuwe moordvelden?  
Deze enorme criminele winsten zijn niet alleen uit de drugs afkomstig. Sinds 2001 hebben opstandelingen en taqfiri groepen aan beide zijden van de Durrand Line hun betrokken-heid bij een groot aantal verschillende criminele activiteiten uitgebreid.
Kriminal faaliyetlerden gelen bu büyük miktarlardaki paralar sadece uyuşturucudan kazanılmıyor. 2001 yılından beri Durrand hattının iki yakasındaki isyancı gruplar ve tekfirciler kriminal faaliyetlerinin kapsamını genişletmişlerdir. İnsan kaçırma giderek büyüyen bir endüstriye dönüşmüştür. Çeteler ve isyancılar işbirliği yaparak varlıklı iş adamlarını kaçırıp daha sonra fidye karşılığında ailelerine geri satmaktadırlar.
  Hangt alles af van de t...  
De wisseling in de regeringen aan beide zijden van de Atlantische Oceaan,
Atlantik’in iki yakasında hükümetlerin değişmiş olması,
  Bosnië: een nieuw model...  
en al komen ze allemaal van verschillende etnische achtergronden en hebben ze aan verschillende zijden gevochten tijdens dat recente conflict, vandaag dragen ze met trots hetzelfde uniform.
...farklı etnik gruplardan gelmiş olsalar da, yakın geçmişte farklı taraflarda çarpışmışlarsa da, bugün gururla aynı üniformayı giyiyorlar.
  NAVO Kroniek - De NAVO ...  
James Sherr van Chatham House betoogt dat verschillen in visie aan beide zijden van de NAVO-Rusland relatie blijven leiden tot ongewenste resultaten. En tot men aan beide kanten de visie van de ander op wat veiligheid is, accepteert, zal dit naar zijn mening een terugkerend thema blijven.
Chatham House’dan James Sherr tarafların farklı düşüncelerinin NATO-Rusya ilişkisinde devamlı istenmeyen sonuçlara yol açtığını, ve taraflar birbirlerinin güvenlik konusundaki düşüncelerini kabul edene kadar bu konunun sürüklenip duracağını düşünüyor.
Arrow 1 2 3 4 5 6 Arrow