drijven – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Keybot      48 Results   16 Domains
  10 Hits www.molnar-banyai.hu  
Na de inzet werd het water troebel en drijven er stukjes op het wateroppervlak
Uygulamadan sonra suda bulanıklık meydana geldi ve suyun yüzeyinde parçacıklar yüzüyor
  8 Hits www.mtb-check.com  
In hun witte, oranje-rode of zilverige kleurstelling drijven de koi door het water, laten zich hier en daar eens aan het oppervlak zien en verdwijnen dan weer in de diepte.
Koiler beyaz, portakal kırmızısı veya gümüşümsü renkleriyle suda yüzerlerken sık sık yüzeyde şov yapıp tekrar derinlerde belirirler.
  5 Hits www.nato.int  
Maar het spel is niet altijd zo’n feest geweest. Het heeft zijn aandeel gehad bij het begin en het einde van oorlogen: het is gebruikt om mensen te verenigen en om hen uiteen te drijven.
Ancak bu oyun her zaman bu tür bir kutlama olmadı. Savaşların başlamasında ve bitirilmesinde rol oynadı: insanları bölmek için ve bir araya getirmek için kullanıldı.
  2 Hits www.nij.bg  
Wij drijven de digitalisering en ontwikkeling van lastechniek vooruit
Kaynak teknolojisinin dijitalleşmesi ve geliştirmesinde öncü bir rol üstleniyoruz
  www.lesdeuxmagots.fr  
De marineblauwe gel van de CLEANSER for MEN verandert in een wit schuim en haalt zijn kracht vooral uit de hydrothermale mineralen in vulkanisch water. Die drijven onzuiverheden en overtollig talg af en ontgiften de huid.
Transforming from a marine blue gel into a white foam, the CLEANSER for MEN derives its strength from the hydrothermal minerals in volcanic water to drive away impurities and excess sebum while detoxifying the skin of daily pollutants. Rich in mineral nutrients, it also nourishes and reinforces the skin.
  hearhear.org  
Hydra-Cat-verdelers met een vaste mengverhouding pompen meercomponentenmaterialen nauwkeurig door twee of drie positieve verdringerpompen aan te drijven met één gemeenschappelijke luchtmotor. Dit zorgt ervoor dat de slagfrequentie en -lengte van alle onderpompen hetzelfde blijft, zodat een constante dosering gegarandeerd is.
Sabit Oranlı Hydra-Cat oranlayıcıları, ortak bir hava motorundan iki veya üç pozitif deplasmanlı pompaya güç vererek çok bileşenli malzemeleri doğru bir şekilde pompalar. Bu, tüm pompa alt gruplarının darbe değerinin ve darbe uzunluğunun benzer olmasını sağlayarak sabit oranlama sunar.
  www.food-info.net  
Een vers ei zal op de bodem blijven liggen. Bij het 3 weken oude ei zal de meest stompe zijde zal omhoog komen. Dit komt doordat de luchtkamer in het ei groter wordt naarmate het ei ouder wordt. Een ei van 6 weken oud zal gaan drijven.
Suyla test (gerekli malzemeler: ölçülü kap, bir litre su, yüz gram tuz, taze bir yumurta, üç haftalık bir yumurta ve altı haftalık bir yumurta). Yumurtayı, içinde yüz gram tuzu çözdüğümüz bir litrelik suya bırakırız. Taze olan yumurta dipte kalır. Bayat yumurtaların ise artan bayatlığa bağlı olarak sivri olmayan uçları yukarı doğru gelir. Bunun sebebi yumurtada bulunan ve yumurta bayatladıkça artan hava boşluğundan dolayıdır. Yumurta altı haftalık veya daha da bayatsa yüzmeye başlar.
  www.capvillas.com  
Onze training staat ervoor bekend een langdurige gedragsverandering op gang te brengen, en emotionele en intellectuele betrokkenheid bij bedrijven van alle soorten en maten aan te drijven. De unieke, resultaatgerichte methodes van Dale Carnegie hebben meer dan een eeuw over heel de wereld stand gehouden.
Eğitimimiz, uzun vadeli davranış değişikliğini ateşlemeye ve her ölçekteki işletmelerde duygusal ve entelektüel katılım sağlamaya yöneliktir. Dale Carnegie'nin benzersiz sonuç odaklı yöntemleri, yüzyılı aşkın bir süredir dünya çapında dayanıklılık gösterdi. Kuruluşunuzu hedeflerine doğru yönlendirmeye kararlıyız.
  www.whitetv.se  
Maar, onze zuurstoftoevoer wordt dichtgeknepen: in 2050 zal er in de oceanen meer plastic drijven dan dat er vissen zwemmen, verzuring tast de prachtige koraalriffen aan en overbevissing is zo de spuigaten uitgelopen dat het mariene ecosystemen miljoenen jaren kan kosten om te herstellen.
Denizlerimiz bizim yaşam kaynağımız -- aldığımız her iki nefesin birini ona borçluyuz. Denizler balinalardan kaplumbağalara, köpekbalıklarından mürekkep balıklarına, olağanüstü varlıkların yuvası. Ama bugün bu yaşamı nefessiz bırakıyoruz: 2050 yılına kadar denizlerimizde balıktan çok plastik olacak; asitleşme değerli mercan resiflerini mahvediyor; aşırı balık avcılığı o kadar fena ki deniz ekosistemlerinin kendini yenileyebilmesi için milyonlarca yıl geçmesi gerekebilir.