zwaard – Turkish Translation – Keybot Dictionary

Spacer TTN Translation Network TTN TTN Login Deutsch Français Spacer Help
Source Languages Target Languages
Wikipedia
Zwaard  *zwaard (wapen), een gevechtswapen *zwaard (zeilboot), stabilisatiemiddel van een zeilboot Kılıç (anlam ayrımı)  *Kılıç - Ateşsiz bir silah cinsi *Kılıç - Kurtlar Vadisi dizisinin bir karakteri *Kılıç - Ağrı ilinin Hamur ilçesine bağlı bir köy *Kılıç balığı
Zwaard (wapen)  Het "zwaard" is een gevechtswapen. Qua vorm is het vergelijkbaar met een mes, maar met een (aanzienlijk) groter blad. Kılıç  "Kılıç," tarih boyunca birçok uygarlık tarafından kullanılmış, metal veya başka malzemelerden yapılmış çeşitli boyutlarda olabilen, keskin kenarlı, sivri uçlu, delici ve kesici olan ateşsiz silahtır. Bazı kaynaklara göre kılıç, modern ateşsiz silahların atasıdır. Tarih boyunca birçok uygarlık kendi kültürlerine özgü kılıçlar yapmıştır. Bunlara örnek olarak, Romalılar tarafından kullanılan gladius, Japonlara özgü katana ve Türklere özgü yatağan sayılabilir.

Keybot      29 Results   11 Domains
  7 Hits wordplanet.org  
22 Van het bloed der verslagenen, van het vette der helden, werd Jonathans boog niet achterwaarts gedreven; en Sauls zwaard keerde niet ledig weder.
22Yonatan'ın yayı yere serilmişlerin kanından, Yiğitlerin bedenlerinden hiç geri çekilmedi. Saul'un kılıcı hiç boşa savrulmadı.
  www.chinesetimeschool.com  
Chinees Nationaal immaterieel cultureel erfgoed: Tangxi zwaard
Çin Ulusal somut olmayan kültürel mirasın: Tangxi kılıç
  7 Hits www.takenouchi-documents.com  
Een zwaard werd gemaakt en aangeboden.
Bir kılıç yaptı ve teklif edildi.
  clashroyale.com  
P.E.K.K.A. wordt niet zo veel gebruikt. Ze heeft daarom hard getraind en is nu wat sterker. Door deze verandering zal ze de eerste keer ook sneller met haar zwaard slaan.
P.E.K.K.A’nın kullanım oranı epey düşük ve biraz daha güce ihtiyacı var! Ayrıca ilk saldırısını biraz daha hızlandırdık.
  www.sonymobile.com  
Trek je zwaard. Laat je geweren spreken. Zet een een-tweetje op en verschalk de keeper met een sluwe schuiver. Op de PlayStation-gecertificeerde Xperia PLAY Android-telefoon speel je games van een ander niveau.
Kılıçlarınızı çekin. Silahlarınızı ateşlemeyi sürdürün. Hızlı bir verkaç yapın ve isabetli bir son vuruşla kaleciyi avlayın. PlayStation Onaylı Xperia PLAY Android cep telefonu oyun deneyimini yeni bir düzeye taşır.
  www.bridgat.com  
Mannelijke charme en vrouwelijke chique mix prachtig op deze mannen glimmende titanium staal ID armband met geavanceerde beteugelen koppelingen Deze armband met drukknop sluiting is beschikbaar in drie uitvoeringen: zwaard en barokke bloem Kruis ID tags, alleen ID-code aan zwaar.
Erkeksi çekicilik ve kadınsı şık karışım güzel bu erkekler pırıl pırıl titanyum üzerinde kimlik bileziği featuring sofistike kaldırıma bağlantılar çelik Bu bilezik basma düğmesi toka ile üç tasarım seçenekleri mevcuttur: kimliği Etiketler, sadece kılıç kimlik etiketi ve Barok çi..
  www.struggle.ws  
Op het platteland werden de Bolsjewieken het "leger der bezetting" in plaats van "het leger der bevrijding", zich vervreemdend van de bevolking die ze eigenlijk hadden moeten overtuigen. Terreur is een zwaard die aan twee kanten snijdt, het kan raadzaam zijn, maar het gebruik ervan brengt de regimes die eerlijkheid voorstaan in diskrediet.
Bolsevikler, kirsal kesimde, "ozgurlestirici ordu" yerine "isgalci ordu" haline geldiler, ikna etmeye calismalari gereken koylu kitlelerini toplumsal devrim fikrine yabancilastirdilar. Teror, iki yani keskin bir kilici andirir; bir yandan etkili bir silah olarak kullanilabilecegi gibi, diger yandan, adalet iddiasinda bulunan her rejimin kitlelerin gozunden dusmesine yol acar.
  struggle.ws  
Op het platteland werden de Bolsjewieken het "leger der bezetting" in plaats van "het leger der bevrijding", zich vervreemdend van de bevolking die ze eigenlijk hadden moeten overtuigen. Terreur is een zwaard die aan twee kanten snijdt, het kan raadzaam zijn, maar het gebruik ervan brengt de regimes die eerlijkheid voorstaan in diskrediet.
Bolsevikler, kirsal kesimde, "ozgurlestirici ordu" yerine "isgalci ordu" haline geldiler, ikna etmeye calismalari gereken koylu kitlelerini toplumsal devrim fikrine yabancilastirdilar. Teror, iki yani keskin bir kilici andirir; bir yandan etkili bir silah olarak kullanilabilecegi gibi, diger yandan, adalet iddiasinda bulunan her rejimin kitlelerin gozunden dusmesine yol acar.
  3 Hits www.eso.org  
Door zijn duidelijke vorm van een zandloper en de drie heldere sterren in het midden die Orions riem vormen is dit sterrenbeeld makkelijk te herkennen. Op deze foto, die gemaakt is vanaf het zuidelijk halfrond, is ook Orions zwaard te zien boven de riem.
Gaz, toz ve genç yıldızlarla dolu olan bu çok zengin bölgenin ortasında NGC 1929 yıldız kümesi uzanır. Bu yıldız kümesinin iri yıldızları, yoğun radyasyon üretir, yıldız rüzgârları şeklinde çok hızlı madde atar ve kısa ama muhteşem bir yaşam sonunda süpernova olarak patlarlar. Rüzgârlar ve süpernova şok dalgaları, çevredeki gaz içerisinde süperkabarcık olarak adlandırılan muazzam bir kabarcık oluşturmuştur.
  4 Hits www.nato.int  
Hoewel het hem frustreerde dat de Bondgenoten niet bereid waren tot actie over te gaan, bleef Wörner tot aan de laatste dagen van zijn leven, vanuit zijn ziekenhuisbed, zijn leiderschap als een waar staatsman uitoefenen. Frederik de Grote citerend, constateerde Wörner toen de crisis op de Balkan verergerde: "Diplomatie zonder het zwaard, is als muziek zonder instrumenten."
Bu kriz Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük insanlık trajedisi olmasının yanı sıra birçok gözlemcinin NATO’nun meşruiyetini sorgulamasına da yol açmıştı. Wörner NATO’nun harekete geçememesinin manevi sonuçlarının yanı sıra İttifak’ın anlamlı bir mukabelede bulunması gerekeceğini tahmin edebilmişti. Müttefiklerin harekete geçmekte isteksiz olmaları Wörner’in canını sıkıyordu; buna rağmen hayatının son günlerinde bile gerçek bir devlet adamı olarak hastane yatağından çalışmaları yönetmeyi sürdürdü. Balkan krizi tırmanırken NATO’nun tepki vermemeyi sürdürmesi üzerine Büyük Frederick’in bir sözünü hatırlatmıştı: “Kılıçsız diplomasi çalgısız müziğe benzer.”